20090926

öylesine*

müzik, yüksek sesli olmadıkça tat vermiyor efenim. bunu farkettim ben bugün.

kendimi derslere verdim. mp3+kafein+yapılabilir kolaylıkta bir test kitabı. e daha ne olsun? düşünmemi engelliyor en azından. böyle hayallere dalıyorum. kendimi bir sahnede hayal ediyorum. hayranlarım çoşuyor sesimle ve sessizliğimle. beraberdeliriyoruz. hoplayıp zıplıyorum hayatı siktir ediveriyorum. buradan çok çok uzaklarda.. karanlık bir coğrafyada. ve sahnede. ve hayranlarımla. sesimle. sessizliğimle. ve delirerek.. kendimiunutuyorum. ta ki bir ses çıkagelene, beni elimde bir kalemle ayakta ağzım burnum yamuk bir halde bir son hecede takılı kalmışken ve mırıldanırken en mahrem melodilerini hayatın.. biri yakalayıncaya dek.

anathema dinleyip karmaşık sayılar çözmek? komik miyim. öyleyim. gözlerimdoluyoryalnızsonraşştdiyorumkendimevedevamediyorum
karmakarışıkhayatımdansilkinmeyekarmaşıksayılarsayesinde

aklımdan birileri hiç çıkmıyor. minibüsteki o adamı düşünüyorum mesela. bana ikram ettiği ekmek için teşekkür edip red cevabı alınca, önce alınıp sonra üzülüp daha sonra da "ekmek poşetten su gölden, nası konuştum ama, süper konuştum" diyen adamı. kıpkırmızı olup gülümsedim ve bir an önce minibüsten kendimi atmak istedim.

ne yapmaya çalışıyordu o adam? beni düşüncelerimden ve koca bir intahardan alıkoymuştu. kendimi yeniden öldürürken bir yolculuk ikliminde daha, o adam bunu durdurdu o saçma sapan kelimeleriyle.. bunasevinemedimbile. maskesiz hissettim bir an ve boşluğuma geldi bildiğin. utandım. rengimin kırmızıya çalması bu yüzdendi. çırılçıplak hissettim o koca kalabalıkta kendimi.



lalalala öyle işte blogçuğum.

arada yalnızlığımı anlamamışım,
üşüyorum..

20090918

X

'Ölüsün' dedi doktor. Ama yine de ona inanamıyorum, çok pozitif baksam bile.
'Olabileceğin kadar ölüsün işte.'
Beni hayalkırıklığına uğratıyorsun. Senin, 'benim en iyi düşmanım' olma kabiliyetinden kesinlikle eminim.
Uyan ve yüzleş benimle. Ölüyü oynama. Çünkü bir gün gideceğim ve şöyle diyeceğim;
'Beni hayalkırıklığına uğratıyorsun.' Belki böylesi daha iyidir.
Soğuk, oturdum burada, düşünüyorum. Senin ne olduğun veya olabileceğin hakkında...
'Benim en iyi düşmanım' olmak senin hakkın ve kabiliyetin.
Hadi. Hadi ölüyü oyna.
Bunu duyabildiğini biliyorum! Hadi ölüyü oyna!
Niye yüzleşemiyorsun benimle? Beni hayalkırıklığına uğratıyorsun!

20090913

~ben-bunu-nasıl-yaptım


ben bunu nasıl yaptım
nasıl katlettim size dair son çizgileri
eriyip bittiniz gözlerimde birkaç damla yaş, evet, izledim
siz bittiniz
sonsuzlaştınız herbiriniz birkaç mermerle çevrelenmeye gerek görmedi bedeniniz
sizi ben öldürdüm

kalbimden fırlayan acılar delip geçti göğsünüzü
ben bunu nasıl yaptım?
nasıl katlettim sizi?

birkaç şişe var burada.
kiminin tadı kırmızı, kiminin rengi mayhoş

içsel dünyalar barındırıyor bu şişeler diplerinde

çok büyük acıları var

bu şişe çok kırılgan, bu dünyalarsa fazla cam

ben sizi öldürdükçe ve siz öldükçe
varlığınızın siyahı oldu yokluğunuzun beyazı
sizse in-san-laş-tı-nız.
kelimelerimi katleden herbirin
izden
küçük miraslar edindim kendime,

en çok sizi vurdum acılarımla ben.

damarlarımda acı-ma-sızlığınız
siz beni çok acıtmıştınız.
küçük kadınlar kalıyor bana geriye,
beni aldattığınız,
canımı yaktığınız tüm o kadınlar

çocuklar dolaşıyor sokaklarda

kimbilir kimlerden peydah acılarla

bir adam ağlıyor onu terk eden güzel sevgilisine
-halbuki o çok çirkindi.
-
bir ninenin göğsü inip kalkıyor, bellli ki yorulmuş

herkesten sakladığı koca bir hastalıkla,
bir genç kız geçiyor önümden, boyanmış parfümler sıkınmış
-ilk buluşması..
-
bir orospu bekliyor müşterisini,

çok davetkar acıları var

hüznü tahrik ediyor

lanet olasıca birkaç varlığın yokluğu mu bu
şişelere batıp boğulmamın sebebi

ben beyaz ölümler seçiyorum kendime
en kalitelisinden

en büyük paraları acıttığınız her yanıma ödüyorum
ve o yanlarımı bir bir satıyorum

okşuyor tüm o doyurulmamış adamlar eksik yanlarımı

bunu bir marifet sanıyorlar.

canları yanıyor.

kendimi hiç tanımadığım evlerde görüyorum

birkaçı şişeler sunuyor

birkaçı kahveler

bazısı yüzüme bakmadan kovuyor

kimiyse muhtaç varlığıma, bırakmıyor

fakat hepsinin ayrı bir hüznü var
canımı yakıyorlar

yeni evli bir çifte rastlıyorum

ne taze heyecanları

bir de onlarca sene evli kalmışları,

onlarsa tükenmiş

kimbilir ne zamandır sevişmiyorlar

acıları nüksetmiş yine çok eski bir tarihte aldatılan

fakat masum bir bebeğe peydah olan büyük bir aşktan

yan evdeki küçük kızsa okumayı öğreniyor

babasıysa onu her gün dövüyor

babası zalimdi zaten,
o küçük kızı her gece severdi

kızsa ağlamakla yetinirdi
birgün intahar ettiğinde,
birtek kedisi şaşırmadı bu işe


ben bunu nasıl yaptım?

nasıl katlettim size dair son sevgilerimi

haketmediniz hiçbiriniz 4 bir duvara sarınmayı
ve mezarınızda çiçekler solumayı

siz gömülmeyeceksiniz

ve acılarım göğüslerinizde saplı kalacak

uğraşacaklar fakat çıkaramayacaklar


çünkü geçmiyor...

çünkü bitmiyor...

sizi öldüren bendim.

benbununasılyaptımsahi?





~~13.09.09, ezgisel*

20090910

~birkaçtutamnefret

-haftaiçi her gün dersanede sürünmekten nefret ediyorum. (yarın da var. evet, birazdan intahar edicem.)
-lise adlı kendini gösterme, popüler olma çabalamaları içindeki, özenti dolu ve "ay kıçım açıldı, ben süperim" tarzındaki sıfatsız, çapsız kişiliklerden oluşan topluluktan nefret ediyorum.
-insanların birbirlerinin hangi dilden hangi ırktan hangi siyasi görüşten yana olduklarını merak etmelerinden nefret ediyorum. (sanane be kardeşim?)
-kızların birbirlerine aşkım demeleri beni çok rahatsız ediyor.
-haksızlıklardan ve haksızlık yapanlardan nefret ediyorum.
-kırmızı tırnaklı kızlardan nefret ediyorum.
-sırf dikkat çekmek için yüksek sesle gülen peynirimsi hatunlardan da nefret ediyorum.
-ebatı ne olursa olsun bir topluluk içinde/önünde görünmez olmayı dilemekten nefret ediyorum.
-okulun popüler erkek ve kızlarından nefret ediyorum.
-kişisel gelişim kitapları gerçekten çok sıkıcı.
-anne ve baba'nın beni aramasından nefret ediyorum.
-popüler kültürden tiksiniyorum. ("aşkımm edvııırt" evet, bu beni öldürüyor.)
-özenti bir kızın elinde çok sevdiğim ve çok bilinmeyen bir kitabı görüp içimden hakkındaki değerlerimi gözden geçirmeyi düşündüğüm sırada "nereden biliyorsun sen o kitabı?" soruma "bella okuyor diye okuyorum" diye cevap verip beni intihar aşamasına getirmesinden nefret ediyorum.
-emir verilmesinden nefret ediyorum. (yapacağım varsa da yapmam arkadaş.)
-"ben çok güzelim "ben çok ciciyim" zihniyetindeki götü tavanda gezen hiçbirkimseyi sevemiyorum.
-bazen o'ndan nefret ediyorum..
-hiç gitmem diyip gidenler çok canımı yakıyor, tiksiniyorum.
-insanlara sınırsız değer vermekten, kendimi hiçe saymaktan onlar için, gebersem haberi olmayacak kişiler için hayatımı seve seve verebileceğemi hissetmekten, tüm bunlardan nefret ediyorum!
-hep haklı olduğumu düşünmem ürkütüyor beni.
-kendimi -hiç- gibi hissetmekten nefret ediyorum.
-faşist zihniyetlerden tiksiniyorum.
-doğru ve yanlış gibi kavramlarım yok. doğru ve yanlış diye birşey yok.
-gözlerimdeki oralara biryere sıkıca tutunmuş hüzünden hoşlanmıyorum.. benikorkutuyor
-olduğum gibi olamamaktan ve beni bu hale getirmiş olanlardan nefret ediyorum.
-hep başka bir yaşamı düşlemek canımı yakıyor.
-herşeyde bir şiirsellik bulmam ürkütücü.
-neden? sorusundan.
-sonu gelmez mutsuzluğumdan nefret ediyorum.
-ve yapayalnız oluşumdan..
-anlaşılmamak, anlamamaları canımı acıtıyor.
-nefret ettiğim oncasını en çok onları düşünmemden, ve sevmemden.. (benkocabiraptalım)
-tüm bu sığ(ın)amayışlardan
-yalakalardan.
-insanların sırf artizlik için sigara tüttürmesinden.
-filmlerin mutlu sonlarından.
-dişçiye gitmekten.
-ve doktora gitmekten.
-suratsız insanlardan (ben hep gülerim!)
-çok içtiğimde noktanın bir başkası tarafından konulmasından..
-hayatta hiçbir isteğimin olmamasından (bubeniçokürkütüyor)
-yazmak isteyip yazamamamdan.
-huzursuzluğumdan..
-bir dost dilemekten sadece..
-başkalarının psikologluğunu yapmamdan
-ve noktalardan.
-onun bana söylemiş olduğu her kelimeden her harften...
-ceren ve pelin isminden (canımı en çok yakan 2 kadın.)
-annenin mızmızlığından (ben asla böyle bir kadına dönüşmiycem.)
-tikilerden.
-yapmacık hareketlerden.
-insanların kendini birşey sanmalarından
-küçümsenmekten
-bu derece nefessiz kalmaktan hayatta... (öyle birşeydir ki bu, bilemezsiniz. yatağınızda, yüzüstü saatlerce kımıltısız yatmak, tek bir noktaya sabitken gözleriniz, kalbinizde mutlak bir acı, gözünüzden bir damla yaş bile düşüremezsiniz. evetbenbuderecetükendimvebudereceyokbirvar'ımben, bunuönemsemeyiniz)
-ben.. bu derece sevmekten.. evet.. en çok bundan.. herkesi, hepinizi.. -bunukimanlayabilir
-neskafeden (evet, ben özel bir insanım)
-resim çekilmekten
-sürekli birilerini birşeyleri düşünmekten
-delirememekten
-o'nun çocukluğundan
-keşkelerden
-alınganlıklardan
-abartılardan
-abazalardan
-onu takip etmemden
-eksikliğimden...
-ve çoğu kez, kendimden...
-ve bütün o kelimelerine rağmen olamayışları yüzünden o'nlar'dan nefret ediyorum.
-ve o'ndan.
-ve o'ndan.
-ve o'ndan...
-hepsinden.






ne hazin.

20090904

~yaşamak, dedi, tek marifetiniz -biraz özen gösteriniz.

"evet söyledi
ya da ben duydum
duyduğuma göre elbet bir ses söyledi bu söylendikçe usulen söylenir olan sözleri.
evet duydum söyledi
her duyduğumda ağladım
pek çok ağlayışım sırasında duydum.
kalbim tutanak tuttu duyduklarıma
soruldu, dedi, cevap alındı
yaşamak, dedi, tek marifetiniz -biraz özen gösteriniz.
zulüm kimse zalimlik yapmayınca biter -mazlumlar dahil, dedi.
ama yapmayın, o daha bir çocuk, dedi tanrı..

ya gördüm neyleyim
insanlar vardı duvarın içinde.
ya ben hep duvara konuştum
ya da duvar değil konuştuğum, içinde insanlar var.
nedense beni anlasın istedim içinde insan olan duvarlar.
bilmiyorum,
belki de ben gerçekten delirdim
onlar haklı belki de.
içinde değil duvarların insanlar
sadece arasındalar..
"

çok küçük bir kızken dahi, bu kelimeler öylesi işlemiştiki içime.. Hiç unutamadığım oncasının arasında belkide beni en iyi anlatanlardan.. kendimi korumak adına ördüğüm duvarlarım, şimdiki uzak kalışlarımın sebepleri..


bizim suçumuz neydi sahiden?
birilerini çok sevmek mi? bu hayatta başka birşey yaptığımız olmadı onlara evet.

utanmalılar.

yoksunuz, hiçbiriniz ! diye haykırdım ben dün
bunu öylesi bi inançla söyledimki
olduklarını sanan oncası dahi iman ederdi bu lafıma !

utanmalılar.

neden yoksunuz?
neden gittiniz sahiden?
ben sormaktan çekinmedim. siz söylemekten çekindiniz!

benim hakkmda birşeymi merak ediyorlar?
lanet olası hayatlarının olmayan olmamış yada -hiç- olarak damgaladıkları önemsemedikleri her ne varsa
her neyi en değersiz görüp fırlatıp atmışlarsa yaşamlarından
ve bir daha dönüp bakmamşlarsa
işte benim o olduğumu her biri bilmeli
o hiçbirşey yapmadğnı yada çok şey yaptığnı sanan her biri !


u-tan-ma-lı-lar.

tanrısız kalan onca kişi gibi
tanrısallaştırdık sevdiğimiz herkesi
ve bizim için kaçınılmaz oldular
vazgeçilmez oldular
bizbuacılarıbuyüzdenmiçektiksahidende


tek suçumuz buydu belkide ! çok sevmek !

tümbunlarınhiçbiranlamıyokhayırkalmadı

tek marifetimiz yaşamak ne de olsa.. biraz özen göstermeli tüm bunlara, evet.