20091111

günnük

eveet sevgili blogçum,

görüşmeyeli nasılsın? umarım iyisindir. sana çok başka biri olarak sesleniyorum şimdi. şuan öyle hastayım ki. birazdan gidicem ve kaselerce çorba fincanlarca çay içicem ve kitap okucam. oh mis gibi.

bildiklerin sana kalsın. geçmişi vurma yüzüme. bak saat 13:44 değil artık yada ikibindokuz'un herhangi bir pazar günü değil. o çok başka bir ikliminde kaldı bu coğrafyaların.

bu cuma ve cumartesi adına çok umutluyum. iyi geçebilecekmiş gibi aynı zamanda bir hayal kırıklığı yaratabilirmiş gibi aslında.. ama ikisi de değil tam.

neyse, şimdi gitmem gerek. yakın zamanda dönücem ve uzun uzun anlatıcam sana birşeyleri. ama griye çalıcak artık kelimelerim. ehey be. değişen hiçbirşey yok aslında ama ben umutlu hissettim bir an boyunca kendimi. ve bu iyi.. çok iyi..

banaşansdile. böyle bir film mi vardı, hatırlamıyorum. ama sanırım başroldeki kişiye aşık olmuştum. maviydi gözleri. ki mavi gözleri sevmem aslında. ama o farklıydı.. bir silahı ve bir umutsuzluğu vardı ve birşeyleri farkettirme çabasındaydı. bana nasıl da benziyor. ama benim gözlerim kahvedir.. hep öyleydi. beni ondan ayıran ve bizi iki ayrı dünyaya hapseden bu iki kelimeydi. hepöyleydi*

ps: bu ara çok gevezeyim sevgili blogçuk. seni ara ara günlük olarak da kullanmaya karar verdim. öyle işte.




kıhkıhkıh

Hiç yorum yok: