20091112

Şıllık

Hayatım boyunca hiçbir zaman zayıf bir insan olmadım.

Evet, bu çok acı bi duygu. Ayrıca Ebru Şıllık, aman, Ebru Şallı'dan nefret ediyorum. Meme uçlarından da.

Efenim, hayatınız boyunca hiçbir zaman zayıf olmamışsanız, ve ayrıca ne tam bir şişko ne de tam bir zayıf kategorisine ait olmamışsanız, insanlar sizden ciddi manada nefret ederler. Size bu noktayı açıklamalıyım. Örneğin, bayramlardan kendimi bildim bileli nefret etmişimdir. Çünkü, teyzecikler, nenecikler, dayıcıklar, amcacıklar, herbiri birer birer "Kızınız da topluymuş maşşallaaah maşşallahh" "Senin kız da etliymiş kehkehkeh" "Aa senin kızın bu mu? Sana hiç benzemiyor. Aynı halası. Onun gibi tombul maşşallah" "Kızın da kilo almış görmeyeli" "Oyhhhh oyhhh yumuşak seni" "Aynı babası, aynı. Annesi manken gibi (annemin götü kalkar benimse sinirlerim zıplar)" vs vb.. Efenim, SİZE NE BENİM KİLOMDAN??? evet, bu noktada şişko ve zayıf kategorisine girmeme durumu var. Eğer sınırdaysanız insanlar sizi sürekli yargılar çünkü. Sanki ben onlara "bakııın ben zayıfım" diyormuşum gibi algılayıp anında "nasılsın naber" demeden "aa çok kilo almışsın" "kızın da topluymuş" moduna giriyorlar. Ben de her birine zoraki gülümseyip kıpkırmızı olurdum.

İçime oturdu yıllardır bu durum. İnsanların bundan zevk almaları gerçekten ilginç. Herneyse. Bu durum, yani zayıf olamama durumu, hiçbirzaman özgüvene sahip olamamama sebep olmuştur. Aslına bakarsanız, pek güzel de olmadığımdan öyle büyük bir çaba harcamadım zayıflıyım diye, sadece bir kere gerçek bir rejim yaptım ve gerçekten kilo verdim lakin sonrasında gene aynı durum.

Eh, yanımda zapzayıp insanlar tabaklarca yemek yiyip iki gram almazken ben bir tabakla iki kilo aldım ve babam ve sülalesinden nefret ettim. Çünkü onlar da benim gibiydiler. Bembeyaz, şişman, en düşük sıcaklıklarda dahi damlalarca ter döken, ve kısa! Tanrım!

Bir de eğer hayatınız boyunca hiçbir zaman zayıf olmamışsanız, belli şeyler büyük korkular demektir sizin için. Örneğin bir yemekhanedesiniz, okulun çoğunluğu orada yemek yiyor. Ve iki masa arası dar. sandalyeler de bu duruma eklenince.. Başlarsınız terlemeye. Kişiler yer verir ama siz öyle zor geçersiniz ki, kaçıp gitmek gelir içinizden. Yada bir giysi satın alırken. Denemek için kabine girdiğinizde başlarsınız yeniden ecel terleri dökmeye. Bir yerini koparmaktan patlatmaktan yada bunun gibi şeylerden korkarsınız. Ve çoğu kez de rezil olursunuz.

Sanırım 5.sınıfa gidiyordum. İzciydim. Bir kampa katıldık ve orada yarışmalar düzenlenirdi. O zaman da ne şişko ne de zayıftım ama insanlar aynı hınçla vururdu her bir gramımı yüzüme. O günkü yarışmada, bir araba lastiğinin içinden geçiliyordu. Koşarak ve büyük bir hızla yapmalıydık bunu. Sıra bana yaklaştığında büyük bir gerilim sardı bedenimi, tahmin edeceğiniz üzere terlemeye başladım ve "Ulan, ya geçemezsem, ya sıkışıp kalırsam" gibi korkularla sarsıldım. Eh oraya koştuğum her adım benim için cidden sarsıcıydı ve oradan geçebildiğimde duyduğum büyük rahatlamayı her adımım yeterince gösterdi zaten.

Bunu yapıyorlar insanlar. Benim özgüvenim sahip olduğum fazlalıklar yüzünden değil, insanların sürekli olarak başıma kakmaları yüzünden gitti, bitti.


Te allam! Bir gün zayıf bir insan olucam ve çıkıcam herbirinin karşısına.
Hıh!

Bu arada, Ebru Şallı, sana sesleniyorum. Meme uçlarından tahrik olan bir insan var mı bilemiyorum lakin -olsa da dünya üzerindeki en zevksiz insan olmalı- sen gerçekten gerizekalı bir insansın. Bunu neden dediğimi anlayan anlar efenim.

Saygılarımla.

Hiç yorum yok: