20091230

tik tak


"ben uzun zaman ortalarda olmayabilirim" dedim,
"ne kadar zaman?" dedi
"3 sene" dedim.
itiraz etmedi. ben de gittim. o da gitti.
ben. de. gitti. m.
o. da. gitti.

dahianlamındakideyiayrıyazmakacıveriyormuşbazen

20091229

yesterworld


bugün, sıramla bütünleşmiş bir halde bir felsefe dersinde daha uyuklarken, bir şeylere ihtiyaç duyduğumu sezinledim. evet, evet. buralardan gitmek gerekliydi mesela. sıkıcı ve sen öznesi dolu koca bir dünya. değişmek gerekliydi.

şimdi kapkaranlık bir odadayım ve bu satırları yazıyorum. hayatımın bir rutinden ibaret oluşu beni boğuyor sanırım. ah bir de, bugün resmine dokundum diye bir şarkı söyleyiveriyorum. -halbukionuhiçözlemedim

karnım aç. evet değişmek gerekli. karnım çok aç gerçi ama. evet evet değişmek.. sanırım ben ona aşığım. hayır o değil ötekine. hayır öteki değil o işte. karnım çok aç. kapkaranlık bir oda ve bu satırlar.. sıramla bütünleşmiş bir halde bir felsefe dersi.... sen öznesi dolu koca bir dünya. bugün resmine dokundum. halbuki seni hiç özlemedim. ötekini.. hayır seni. hayır öteki. karnım aç benim evet. hı hı. evet.

20091228

it cazı

sıkıldım lan kendimden. sıkıcıyım. boğucuyum. daraltıcıyım. hem bu blog neden bu kadar siyah? te allam. değişmek gerekir hı hı gerekir. bazen gerekir işte. şimdi kitaplarıma hayal dünyama dönüyorum. eğer kurtarmak istersen, beni ara. dinimiz amin.

değişim / susuş

bir zamanlar düşüncelerimi haykırmak, "bakın burada böyle düşünen küçük bir kız var" diye bağırmak benim için çok önemliydi. şimdi bu fırsatı bulmuşken, şimdi seneler sonra konuşabilecekken, susuyorum.

Siyasi kimliğim yada felsefik yanlarım, sevdiğim müzikler, hayat, genellemeler.. söyleyebileceğim milyonlarca kelime var. ama dedim ya. ben susuyorum.

neden böyleyim. neden böyle. (umrumda bile değil aslında)
sanırım ölüyorum. ama bunu onlara söyleyemem.

doktora gitmeliyim. ama gidemem. ben bu şehirden gitmek isterken... buralardan bu insanlardan.. her yakınlıktan ve uzaklıktan köşe bucak kaçmak isterken..

anlamlı birkaç söz söyle bana. haydi. kendime getir beni. yada dur.
kendimi getir bana....


yada dur dur. en iyisi.
boşver. gitsin. git. sin.

gündelik hayat

sanırım ağlıyorum. uzun zamandır birşeyler, düzgün birşeyler yazamadım bloga. içimden gelmedi. ama bu gece ağlıyorum ve içimden öyle çok şey geliyor ki. 1 ocak gelmemeli diyorum bazen. o gelmemeli. benim midem bulanabilir, inan dayanabilirim sensiz olmaya. birilerinsiz yaşamak, birilerini görmek yada görmezden gelmek. tanrım bir anlatım bozukluğu olarak gelebilirdim şu dünyaya. yada eksen eğikliği. (neden olmasın) başka bir adamla sevişmek ve dudaklarını öpmek. sanırım midem bulanıyor çoğu kez. seni de sevebilirim şeker- neden olmasın. sanırım ağlıyorum evet. çünkü hiç oje sürülecek güzellikte olmadı benim tırnaklarım. bu hazin.

bir adam bir geceye sığınmış. bir kadını öpüyor. neden her şey böylesine tanımsız. senden "şey" olarak bahsedebilirim mesela. eh bu da büyük bir anlam içerir. sense fazla mide bulandırıcısın sanırım az biraz da küstah. daha kötü bir insan ama daha mutlu olabilirim mesela. yada daha mutsuz ama daha iyi. bense sadece bir kayan bir yıldız olmayı dilerdim.

kelimelerimden iğreniyor olabilirsin. evet ben de senden. ama tanrım neden olmasın sevişebiliriz seninle de. nasılsa seni unutabildim bir etsin sen bir kemik. (evet 1 ocak gelmemeli) bir melodi olabilirim mesela beni önemser gibi yapıp adımı unutabilirsin. adımı unutmayı dene sevgilim, inan hiçleşeceksin.

yokluğunu fiiller çekimleyip zaman belirten zarflarla tükettim. ah sen ne bilirsin sevgilim.

mideni bulandırmayacağım bu gece. sadece, adımı sessizce söyle. sonrasında siktirip gidebilirsin bile. duymak istemiyorum. durmak öldürür beni. ah sen ne bilirsin sevgilim. benim hayata olan yaşamaya olan aşkımı ne bilirsin.


bunu duymaya dayanamam. git. ve geri dönme.

20091227

beklemek

xi.
sonra ayakuçların vardı,
benim yanıbaşımdan akıp gidişinin özeti...
biriktir istediğin kadar kırılmış düşleri...
çaldığın kapılar açılmasa da,
eşiğe otur,
pencereleri maviye boya.
beni düşün bugün,
eğik parmaklarımı, kırışık alnımı, çatık kaşlarımı...
ve yüzüme bir türlü yayılamayan kuru dudaklarımı.
//sonra ayakuçların yoktu hiç...//
felç olmuş bir güz gönderiyorum sana,
ola ki bir gün çıkagelirsen,
mor düşlerle gel bana...
//
gelebilirsen...



alıntı

20091226

sız.

mideni bulandırmayacağım bu gece


ne olur adımı sessiz söyle. bunu duymaya dayanamam.

20091223

i always liked you

hı hı. tabi.

farkındalık

eskisi gibi hissetmek
birşeyler hissetmek
eskisi gibi
hissetmek
hissedebilmek


tanrımsahidenyaşıyormuşumben

20091221

görülmemesi gereken

erkeklerin hepsi.. aynıymış
bu kez sahiden inandım buna. sahiden.
ne yorum yapıcam blog, ne canımı yakıcam.
eyvallah.

20091219

follow


omzuna yatabilir miyim? buna çok ihtiyacım var.
en büyük alışveriş merkezlerinin birinde, en üst katta, aklı kimbilir nerelerde, gözleri ağlamaklı, birilerini bekler gibi, aynı zamanda gelmeyeceklerini bilir gibi, korkulu ve korkutucu, saatlerce aynı noktada, saatlerce bir yaseminmori tınısında saklı kalmış gibi ,sabit kalsam olur mu? , gözleri insanlarda.. gözleri yalanlarda dolanlarda.. burada- acaba burada, birileri beni sever miydi sahiden? sahiden şuradan düşsem hani olur ya yerçekimi hani olur ya dipçekimi hani olur yada acı çekimi - söyleyin bana sevgili yalancılar ! buradan düşsem buradan atlasam , ah şimdi fiilimiz daha asil, evet korkabilirsiniz, buradan atlayıversem.. söyleyin bana hadi ! eh evet bu sahiden hüzünlü bir hikaye olurdu.
şimdi, omzuna yatabilir miyim? buna çok ihtiyacım var.. yanımdakalsevgiliolmayankişi. yanımda kal..

20091218

7.kıta


sanırım bu adama aşığım. sanırım evet.

20091217

sayaç ve hüznü

bazen şu sayaçta 1'den farklı bir rakam gördüğümde ben sahiden mutlu oluyorum. yalnız değilmişim diyorum. buralarda birileri var. biliyor ve görüyorlar. sanırım anlıyorlar da. belki susuyorlar kimi zamansa konuşuyorlar. en gerekli adımları en gerekli şekillerde atıyorlar. sanırım ben sahiden yalnız olmuyorum bazen. bunu şu sol alt taraflardaki bir sayaç gösteriyor yalnızca. sanırım ben sahiden muhtacım birşeylere. sanırım ben sahiden muhtacım birilerinin bana birşeyler söylemesine. bunu bile kabul ettim ya. tanrım! bugün bir arkadaşım farklı olduğumu söyledi. halbuki görebileceği en basit insandım. en sıradan. sanırım artık midemi bulandırıyor.

hayatımda ilk defa tırnaklarımı boyadım! sanırım ben de artık diğer kızlardanım.
şerefe blogçuğum. bu kadeh sana gelsin. bugünbirarkadaşımfarklıolduğumusöyledievetbunuyaptısöyledi
kusmak üzereyim.

alkolik kuşlar

23:29 . babam devirdiği zilyonuncu birada bana ojelerimi nasıl sürmem ve sürmemem gerektiğini anlattı. sanırım ben sahiden delirdim.

ironi

başka bir adam okşarken bedenimi, söyle, nasıl sevebilirdim seni..

iç huzur

gömemediğim acılarım ve zamanlarım boyu, meğer sadece bir "neden?" sorusuna takılı kalmış kalbim.

geriye dönmek.. ve cevaplamak soruları.. yarım kalmış bir hikayeyi tamamlamak..

söylesene, neden ben.
neden ben.
neden..

düşünüyorum. kara kara düşünüyorum.

sanırım kusabilirim.

aranılan kişiye ulaşamamak



nedennedennedennedennedennedennedennedenneden

kalbini kırmak gibi olmasın ama, yalan söylediler sana..



neden bana aşıksın?
demenin saçmalığını, ben bugün öğrendim evet.

neden?
demenin saçmalığınıysa, yıllar önce. çok yıllar önce. bir gece hem de. çok uzun zamanlar ve yollar ve aşklar ve yaşamlar önce.

peki.. neden.. hala..

kalbini kırmak gibi olmasın ama, yalan söylediler sana .

duvarı delmek

" sen çok ilginç birisin. öyle bir konuştun ki.. tam anlattın işte. sanki.. sanki çok görmüş, geçirmiş gibisin birşeyleri. şaşırtıyor insanı kelimelerin.. sen sahiden ilginç birisin. birgün ne olur konuşalım. dertleşelim birgün. bunu istiyorum. "

ben de çok şey istiyorum diyemedim ona. ben konuşamam ben susamam diyemedim. beni bırak diyemedim benden git. git, yoksa çok acır canın diyemedim ben ona. peki dedim. konuştum. sonrasındaysa.. sustum.

" gerçekten istiyorum bunu.. sen anlıyorsun birtek sen varsın işte. başka kimse anlamıyor. birtek sen varsın ve sana da ulaşamıyorum bazen.. bu beni çok yoruyor. "

ben de çok yoruluyorum diyemedim ona. sen var mısın sahiden diyemedim. peki dedim. sustum.

" çok dolmuş gibisin. birşeyler var sende.. hüzünlü bir yan. böyle çok üzgün gibisin. suskun.. gerçekten konuşalım. "


diyemedim ona. diyemedim. birkaç mırıltıydı sinsice akan.. içimde saklı.

" bu kötü.. çok kötü.. sakın yapma. bunu sakın kendine yapma.. bu çok kötü.. intahara bile sürükler biliyor musun? sakın yapma bunu kendine.. kendinde kal ezgi. kal. "

güldüm. biliyorum diyebildim yalnızca. peki dedim tamam. susalım şimdi sen ve ben. sen ve ben gidelim ayrı yollara. ayrı düşlere ayrı adamlar yada kadınlara. birbirimizi hiç düşünmeyelim. sen beni unut benim intaharlarımı yada hüzne çalan yanlarımı. sen beni unut düşünme bu dünya üzerindeki en yalnız kişiydim ben halbuki.. delme bu zırhı bana gelme. diyemedim ona. ben seni içime alamam diyemedim. bizim ruhlarımız sevişemez diyemedim ona. sustum yalnızca.. peki dedim. döndüm arkamı ve gittim.

"sen çok.. çok farklısın."

peki. sus. yalnızca.
ben yokum. yoktum da.

"ezgi..
ezgi...
ezgi ..
ezgi.....
ezgi.
ezgiiii.. "


sahi, o kimdi ?

nımnımnım

sanırım bu adama aşığım. sanırım evet.

20091216

koyucu gerçek

"iyi de ne zaman bırakıp sadece kendi hayatını yaşıycaksın ezgi ?"

20091213

dönemeç

kötü şeyler yapmak..
çok kötü şeyler yapmak..

biri durdurmalı beni. amacım ne bilmiyorum. amacı ne bilmiyorum! şu yılan hikayesi bitsin. dayanamcam yoksa..

unutamıcağını biliyorum. unutmıycağımı da.

20091210

5.gün

kimbilir, belki
uzak düşlere sığınabiliriz bir ömür boyu
belki çekip gideriz
belki seversin sahiden beni
kimbilir
belki..


sen.. sen küçük bey
içimdeki bu çürümüşlük..
anlamlı gözlerle bakma bana
beni sevemeyeceğini biliyorum
önemi var mı sanıyorsun
tüm bu duygularımın.. tüm bunların
yaşıyorum mu sanıyorsun küçük bey..
anlamlı gözlerle bakma bana..
sevmek büyük bir talihsizlik yalnızca
sahi böyle söylemiyor muydu o kitap da
sevmek büyük bir talihsizlik yalnızca !