20100109

İtiraflar

çikolata yedikten sonra parmak uçlarımı emmek hoşuma gidiyor. kraker bitiminin ardından kırıntıları ve baharatları yalamak da öyle. küçükken en korktuğum şey çamaşır makinasıydı. beşinci sınıfa kadar altıma işedim. çamaşırların üşümesinden korktuğum için kurumadan içeri alıyorum bazen onları. aptal insanları sevmem. belli bir yaşa kadar peygamber yada türevi seçilmiş bir kişi olduğumdan öyle emindim ki, "eğer öyleysem bir işaret gönder" dediğimde çıkan bir çıt sesi kanıtlardı hatta bunu. hayatımda tek bir kişiyi terk edebildim. ona da geri döndüm sonra zaten. beni siktir etmiş milyoncasını onlar bana geri gelmeden ben affettim, bütün kalbimle dönmelerini diledim, çünkü bir insanı, yoldan geçen biri de olabilir bu, kendimden çok sevicek kadar yüce sikik bir gönüle sahiptim. 5.sınıfta aşık olduğum çocuk, tiyatroda ışıklar kapandığı anda, önce parmaklarını parmaklarıma değdirdi ve sonrasında elimi tutuverdi. hayatımda belki de tattığım en gerçek duygu, avuçlarımın heyecandan terlemesiydi o andaki. bazen aynada kendimi görünce midem bulanır. sırtıma dokunulmasından çok hoşlanırım. sırtlardan çok hoşlanırım. bazen sigara içesim gelir. bazen yolun ortasındaki o kullanılmış prezervatif kadar yalnızım. kimseye söyleyemediğim bir sırrım var, çok acı çekiyorum ey insanlar. belki psikolojik bir yardıma ihtiyacım var. halbuki insanlar beni çok normal sanıyorlar. yakışıklı erkeklerden hoşlanmıyorum. farklı olanları çekiyor beni. benimse kimseyi çektiğim falan yok. kısa, şişko, belki de çirkinim. içimde bir deli bir sıcakkan yaşasa da dışardan buz gibiyim. yaşıtlarımı küçümsüyorum çoğu kez. aptal insanları sevmem, söylemiştim zaten. bir çocuk var, onunla arkadaş olmayı çok istiyorum, fakat onu gördüğüm an kaçıveriyorum kabuğuma. kendim olamıyorum. soğuk, kaçak, uzak ezgi oluveriyorum işte. olmuyor. bu beni hüzünlere boğuyor. bazen de umursamıyorum. bir yırtıcı bazense görüp görülebilcek en uysal insanım. çelişkilerle doluyumdur. bazen ölmek istiyorum. fakat o derdim var-bu derdim var hesabı değil benimki. herkesin derdi vardır. benim derdim kendim. çok hastalıklı bir ruha sahibim. sağ elimin orta parmağı beni utandırıyor. bir de gülüşümle herkes dalga geçiyor. hayatta kulağım hiç delik olmadı. belki küçükken. hatırlamıyorum. marmara depremi insanlarını tedavi etmek bir ara en büyük uğraşımdı. çok okurum. ağzım bozuktur benim. bazen rüyamda saddam'ı görüyorum. kendini bir bok sanan insanlardan hoşlanmıyorum. babam bana her dokunduğunda tedirgin oluyorum. keşke kuzenlerimi tanıyabilseydim. sarhoş olamıyorum. bir düşünceyle cebelleşirken insanlara çok kötü bakıyormuşum, öyle diyorlar, korkuyorlarmış. farklı düşüncelere saygı duymayan insanları, melahatları, maydonozları, hiçbirini sevmiyorum. kendine aşırı güvenen tiplerse midemi bulandıran ikincil etmenler. yazma yeteneğim yok sadece uğraşıyorum fakat her defasında hüsrana uğruyorum. mükemmeliyetçiyim, bu yüzden bir insana bir şey alırken, hediye seçerken, bir şeyler yazarken çok zorlanıyorum. en yakın arkadaşımın ve diğer yaşıt-kızların tek derdinin ojeler, elbiseler, makyaj malzemeleri yada türevi olması.. beni çok.. yıpratıyor. onlar gibi olamıyorum. beni sevmiyor çoğu bu yüzden. sevgilerine muhtaç değilim halbuki. sadece.. bazen ihtiyaç duyuyorum birileri tarafından sevilmeye.. sadece.. sevilmeye.. bazen çok sıkılıyorum kendimden. sıkıldım. kendimden. evet.

8 yorum:

Evren dedi ki...

Hepsini okudum yalnız dikkatimi çekti baban dokunduğunda tedirgin olman neden?

~melody~ dedi ki...

hayatın cilveleri diyelim..

öncelikle, yorum için teşekkürler. bazen, ayrıntılarda gizli oluyor her şey. içimi dökmek adına, birçok saçmalığın ardındaki en gerçek en koyucu itiraftı o sorduğun soru sanırım.

ki önemi yok. hayatın cilveleri bunlar sevgili Evren..

Mad dedi ki...

güzel.

göreceğin çok şey var. duygusal savaşlara bayrak dikmeler olacak. nefret, sevgi, acı, hüzün, mutluluk, kin, öfke vs.

insanlar sevilmez. bi'kısmı seninledir. kendini sev. narsist olamayacağına göre kendini sev.

~melody~ dedi ki...

bu pek gücümün yetemediği bir şey. bunu öyle çok duydum ki sevgili Mad, fakat başaramadım birtürlü. sevemiyorum ben kendimi. olamıyor...

çabalıyorum gerçi.. çok çabaladım..

Mad dedi ki...

kendinden nefret etme o vakit. kendini biliyosun, o yeter. bence bu daha önemli.

~melody~ dedi ki...

evet, bu daha önemli.. teşekkürler Mad =)

Adsız dedi ki...

Herşey insanın kendinde bitmez çoğu zaman. Senin gibi insanlar lazım yanında. İnsan yalnız kalmak istemez çoğu zaman. Çoğu zaman da herkesi bırakıp gitmek ister,o ayrı yine bi yerde.
Anlatmak ve anlaşılmak ister insan çoğu zaman.

~melody~ dedi ki...

bazen kalamaz o ihtiyaç olunan insanlar. ihtiyaç duyulanlarsa yoktur çoğu kez zaten. kimleri yargılamalı sevgili adsız? sen misin öldüren.. peki ya ölen? kimin ne suçu var şu hayatta? bir sen bir ben bir de o , kalanıysa masum..