20100302

delirmiş olmalısın.

düşünüyorum uzun zamandır. ve şunu farkettim.
bu blogu açmam ve buraya yazmamdaki amaç, tamamen kendimdim sözde. kimsenin ne düşüneceğini ya da ne diyeceğini umursamadan anlatmak bir şeyleri. etkilememek ve etkilenmemek. ama öyle değilmiş.
ne yazdığımdan, bir şeyleri yazdığımdan dahi kimseye bahsetmeyişim bu yüzden belki de. korkmak. hiç korkmadığımı sanırdım halbuki. ama deli gibi korkuyorum işte. sakındığım üç beş kelimemi yok etmelerinden -yine. tutup çekmelerinden, üstüne binmelerinden, kırmalarından, dökmelerinden.
tamamen kendimdim sözde. halbuki bir kabuk sarmış dört bir yanımı. kendime bile itiraf edemiyorum. ama deli gibi korkuyorum işte. beni tutup çekmelerinden, üstüme binmelerinden, kırmalarından, dökmelerinden. paramparça olmaktan korkuyorum. sakındığım üç beş hissimi yok etmelerinden -yine.
amaç tüm bunlar değilmiş. sanılarım değilmiş. düşlerim, düşüncelerim değilmiş. tüm inkarlarıma rağmen kanıtlamakmış kendimi birilerine.

işte, çok yakın bir arkadaşım bu sabah, çıkarıp da bileğindeki kesikleri bana gösterdiğinde, aklımdan tam da bunlar geçiyordu. zayıflığım.

tepki vermedim dahi. ona uzaylıymış gibi bakmadım. küçümsermiş gibi bakmadım. bütün zayıflıklarına, zaaflarına rağmen herkes kadar insandı o da. ben de. diğerleri de.


herkes kadar insandık herbirimiz. 

onunla konuştum. sebepleri anlamaya çalıştım. sebepleri anlaması için çalıştım. konuşma sonlanırken "adaş, sen psikolog olmayı düşündün mü hiç?" dedi gülerek. güldüm ben de. aynı düşüncelere geri döndüm bir anda. zayıflığıma.

neden bir türlü sadece ama sadece "kendim"i düşünmeyi başaramadığıma. sonra kesik bileğe yeniden takıldı gözüm. biryerlerde bir yanlış vardı. birileri bir yanlış yapıyorlardı. eksik bir yan.. eksik bir düş.. düşünce.. bir noksan vardı kimsenin üzerine kafa yormadığı. yanından geçip gittiği. aşktan öte. savaştan öte. içmekten sıçmaktan öte. bir yer vardı.

2 yorum:

beyazın istilası dedi ki...

"bütün zayıflıklarına, zaaflarına rağmen herkes kadar insandı o da. ben de. diğerleri de."

zayıflık mıdır acaba bu, yoksa cesaret işi birşey midir... artık burada olmak istememek, buna karar vermek...üstelik nereye gideceğini bile bilmeden... deli cesareti...
yapabilmeyi isterdim belki de...

~melody~ dedi ki...

bu gerçekten büyük bir cesarettir sevgili "beyazın istilası". aslına bakarsan bunu küçümsemiyorum. hatta bu cesareti gösteren insanlar, bu yüzden benden saygı dahi görebilirler. ama kaçışları acıtır canımı.

bir şeylerin üstesinden gelmek.. evet bazen olamıyor. bazen tıkanıp kalınan noktalar ve senin, benim ya da diğerlerinin de çok iyi bildiği gibi bir ton zorluklar, acılar.. insan sıfır noktasında olabiliyor bazen. hiçleşebiliyor. kimsesizleşebiliyor. kendisizleşebiliyor. ben bunu asla küçümseyemem.

ama şöyle düşünüyorum sevgili beyazın istilası, bilmem yanlış mıyım, ben bu "karar"ı geri dönüşümsüz olarak görüyorum. böyle bir kararı gerçekten* almış olan insanlar, işlerini şansa bırakmazlar, gibi geliyor bana.

bu yüzden bir zaaf, bir zayıflık olarak niteledim o bilekteki kesikleri..

bazen ben de dilerdim bunu. bir çok insanın yaptığı gibi. fakat bir yerde savaşmak geliyor. bir yerde gülümsemelerin müthiş güzel dünyası var çünkü. bir yerde, birilerinde gizli o dünya çünkü. bir umuda sarılmak geliyor işte. düşünmek. savaşmak. çabalamak. yorulmak belki. ama bilinmeyen dünyalara kaçmaya çabalayarak değil.

bilmiyorum saçmalıyorumdur belki de. ama şunu da biliyorum. bazen gözlerinizi açar ve bakarsınız etrafınıza. hiçkimse yoktur. bazen ararsınız. elinizi uzatırsınız. fakat bulamazsınız kimseyi. yokturlar çünkü. bazen bir şeyler düşünmek istersiniz. zihninizi yoklarsınız. fakat düşünmeye değer bir şey yada birini bulamazsınız. insanın hiçleştiği nokta.. bir hiç olduğu.. anlamsız olduğu.. işte o an bunu öyle çok ister ki insan. bilirsiniz, çare yoktur çünkü. çare sahiden de yoktur böylesine. iç dünyalara sızan acılar çok parçalar çünkü. bilirim.

ama şunu bilmeyi diliyorum belki de.. uğruna savaşılan bunca şey.. bir gün.. belki de .. gülümsemek.. o lazım işte..

ben sana bunu diliyorum. benim boktan dünyamdan çıkabilecek en anlamlı şey bu..