20100304

flying.

düşünüyorum, yazıyorum, yazıyorum ve yazıyorum, ama sonra beğenmiyor, eksik buluyor ve siliyorum. kendimi ya çok eksik, ya çok fazla buluyor ama birtürlü ortasını da bulduramıyorum. teşekkür etmek istiyorum ben bu kez. ama bu öyle, kuru bir "bla bla, teşekkürler" olsun istemiyorum. tamamen içimden geldiğini anlatabilmeliyim. bunu hissettirebilmeliyim.

çok uzun zaman önce, bir blog açmayı, hislerimi, düşlerimi, düşüncelerimi insanlarla paylaşmayı istiyordum. diğer insanları merak ediyordum en çok. fakat bir yandan da korkuyordum. küçümsenmekten. kendimi ifade edememekten. yapmacık olmaktan. saçmalamaktan.

çünkü şunu biliyorum ki, insanlar sizin ne yaşadığınızla ilgilenmezler. çünkü şunu biliyorum ki, insanlar sizin acılarınızla zamanlarını kaybetmezler. neler hissettiğiniz, ne düşündüğünüz umurlarında değildir onların.

ama ben -yine de- hep şunu anlatmaya çalıştım: yalnızlığımı. kalan hiçbir şeyin önemi yoktu aslında. bu som bir yalnızlıktı. çevrenize, yaşamınıza, kendi bedeninize bile yabancı olmak. 17 yaşında bir hiç olmak. her şeye, herkese doymuş olmak. bir şey beklememek. bir şey istememek.

bu noktaya nasıl geldim? bu duruma beni ne soktu? ne yaşadım, ne gördüm? yahut belki de sadece edebiyattır benimki. sadece konuşuyorumdur belki de. böyle düşünenleriniz vardır eminim. olmalı da.
fakat sorun şu ki, yazdığım her kelimeyi, her bir hücremle hissediyorum ben. kalbimden ve beynimden geçtiği gibi yazıyorum. bir şey katmadan, azaltmadan. ağzımın kiriyle, hissedebildiğimce yazıyorum yazdığım, yazabildiğim her şeyi.

öyle uzun zaman oldu ki. anlatıldıkça basitleşen şeyler aslında söz ettiklerim. midem bulanır, kusasım gelir. ağlarım. bazen saatlerce düşünürüm. bazen saatlerce susarım. bütün bu zamanlar boyunca, en dipteydim ben. saçmaydım. insandım. anlatmak değildi tam. tam susmak da değildi bu. bir şeylerden gerçek manada söz etmek de değildi. sadece ruhumdu bu. benliğimdi. dramımdı bu. yaşadığım ne varsa, adı her ne haltsa.. oydu işte.



ama bu fazla olurdu değil mi. takdir edilmek.
http://blogeditoru.blogspot.com/2010/03/benlik-dram-cok-guzel-bir-blog.html

bu belki küçük bir şey. fakat benim için değeri ve anlamı çok büyük, benim bile ifade edemeyeceğim bir şey bu.  ilk olarak öyle çok şaşırdım ki. sonrasındaysa hoplayıp zıplamaya yeltenicek kadar mutlu olmuştum. benim kelimelerim, benim harflerim, benim hislerim!

burdan Ukturk'a gani gani teşekkürler ediyorum efendim. kendileri beni pek mutlu ettiler.

vay be ben neymişim diyor ve kapıyorum çenemi.

Hiç yorum yok: