20100311

son zamanlarda hiçbir şey yazamaz oldum. uğraşıp didinmemin bir anlamı yok. çünkü içimden gelmiyor. çünkü istemiyorum. çünkü hissetmiyorum. ilham perisine falan da inanmıyorum. gerçi ben hiçbir şeye inanmıyorum. insanlara inanmıyorum, sevgilere inanmıyorum, tanrıya inanmıyorum, kendime inanmıyorum. bir boşlukta, bir dehlizde yüzer gibi, suya yazı yazar gibi.. kendimi bir yerlerden atmış da, uçar gibiyim. gitgide daha da dibe, düşüyor gibiyim. yazamıyorum. konuşamıyorum. susamıyorum. kısacası. yaşamıyorum. uğraşıp didinmemin bir anlamı yok. çünkü içimden gelmiyor. çünkü istemiyorum. çünkü hissetmiyorum. çünkü inancım yok benim. çünkü sığınabileceğim bir tanrım yok. bir sevgim yok. bir insanım yok. bir ben'im yok. çünkü bir dehliz burası. çünkü bir boşluk..

çünkü düşüyoruz aslında, herbirimiz. çünkü yalanlar söylemenin anlamı kalmadı artık. çünkü maskeler düştü. çünkü kalpler atmıyor burda. çünkü güneşten bile daha sıcak bedenlerimiz. çünkü sevişmeyi özlüyoruz. çünkü parayı özlüyoruz. çünkü hükmetmeyi özlüyoruz. çünkü sefaletimizi özlüyoruz. çünkü ezmeyi, yok etmeyi, öldürmeyi özlüyoruz. çünkü olabildiğimizce insanız işte. çünkü buna izin veriyoruz. çünkü rüzgar esmiyor. çünkü kalpler icat edilmedi henüz. çünkü memelerimiz sönüyor. çünkü çüklerimiz kalkmıyor. çünkü maskeler düştü. çünkü yenildik. çünkü kanıyor gözlerimiz. çünkü alnımız kırışıyor. çünkü çirkiniz. çünkü ayakkabılarımız konuşuyor. çünkü denizler akıyor parmak uçlarımızdan. gözlerimiz konuşuyor. kulaklarımız susuyor. çünkü kitaplar ağlıyor. çünkü yoruldu zaman. çünkü küstü hayat. çünkü iteledi insan, çünkü öteledi. çünkü sevemedi. sevmedi. çünkü kendimizi parçalıyoruz en çok. çünkü Agathe ağlıyor. masal dinlemek istiyor. çünkü yan komşu kızını dövüyor. çünkü o öldü. çünkü sorguluyoruz. çünkü sorgulanıyoruz. çünkü içiyoruz. çünkü maskeler düştü. çünkü maskeler düştü. çünkü maskeler düştü.

ve çoktan öldük aslında. sadece haberimiz yok.

2 yorum:

emrefid dedi ki...

yazamıyorum demez mi bi de...

~melody~ dedi ki...

oy oy, mutlu oldum. :) fakat içime sinmedikçe bir şey "yazamadığımı" düşünür dururum ben. bir anda her şeyi silebilir, bir anda içimden ve aklımdan geçen her şeyi saçmalayabilirim.

ama bunun ötesi var. bunu hissedebiliyorum sevgili Francine. bunu hissettikçe de, yetememeye devam edicem kendime. :)

yazmak.. bütün bir dünya kara kalem. bunu kim yalanlayabilir ki? kelimelerimizle örülüyor tüm bu yaşam. insan ilişkileri. aşk. sevişmek. yürümek. düşünmek. ölmek. benim hayatım harflerden ibaret. bunlardan ibaret. önümü göremem yazamadan. bir şeyi duyamam. konuşamam. anlayamam kendimi.

en çok buna şaşıyorum işte. tüm bu yazdıklarım.. daha öncekiler.. üçüncü bir şahıs gibi algılıyorum kendimi, okudukça, benden, dudaklarımdan, ellerimden, bütün hücrelerimden daha yabancılaşıyor her kelimem.. okudukça siliniyor benden.. o ayrı bir ezgi oluyor.. en az sizin kadar şaşıyorum ben de bazen.. en az sizin kadar kızıyorum.. seviniyorum.. bambaşka bir insanı görüyorum ben "yazdıkça", "yazabildikçe".. ezgi buymuş diyorum. buymuş..

bir de mükemmeliyetçi tarafım var ki.. her şeyi doğru yapmam gerektiğini düşünürüm.. her şeyi "iyi".. yapamadıkça, yettiremem kendimi işte böyle :) sevgili pesimistçim :))

(sus be kadın!sus!)