20100418

pall mall.

artık her şeye çok daha basit bakıyorum. daha düz bir mantık ve akıcı bir yaşam tarzı. kendime zorluklar üretmiyorum ya da insanlardan insanüstü şeyler beklemekten vazgeçmiş olmalıyım ki hiçbir hareketleri dokunmuyor bana. gayet mutluyum bu halimle ben. kimseye hesap vermeden, zorlamadan ve tamamen kendim olarak. artık hiçbir şeyden korkum olmadığını da fark ettim sanırım. kurallara karşı gelmek, içimden geleni yapmak. birkaç gün önce elimde sigara bir koltuk tepesinde düet yapıyordum jeff buckley ile. çırılçıplak bir biçimde. sanırım delirdim ve bu halimi çok seviyorum. kendimi ilk defa çok seviyorum. ve artık kimse umrumda değil. bu çok hoş bir duyguymuş. insanın kendine kalması ve artık bir daha'nın olmayışı. hayallerim vardı ve yıkıldılar. onlara sonsuzca şans tanıdım ve bilemediler değerini. artık yapabileceğim hiçbir şey kalmadı. bugün çok sevdiğim bir arkadaşım bana sımsıkı sarıldı durduk yere. "güçlü arkadaşım benim" dedi. nedense ağlamak istedim. nedense çok koydu bu cümle bana. hayatımda belki de son bikaç aydır olan en içten şeydi bu ve yapabileceğim hiçbir şey yoktu, ona söyleyebileceğim hiçbir şeyim. ben gitmek istiyordum ve onun bundan zerrece haberi yoktu. çok masum bakıyordu. beni güçlü sanıyordu, acılarıma üzülüyordu ve işin kötüsü bana inanıyordu da. ona merak etme dedim. ben üstesinden gelebilirim. biliyorum dedi. biliyordu da. nedense sana gelip saçmalamak ve saçmalamak istiyorum. sanırım buna katlanmak zorundasın sevgili blogçum. bana kes sesini diye bağırmanı öyle çok isterdim ki. kes artık demeni. canını sıkıyorum. canım sıkılıyor çünkü. sonsuzca saçmalamam bu yüzden. sonsuzca saçma olmam yüzünden. canım bira çekiyor. çok çekiyor. Queen dinliyorum. dinliyorum. her şeyi tekrarlamak istiyorum. beyinlere kazınsın tüm bunlar. nedensizce bundan ibaretim çünkü. zaman geçiyor ve benim geçiremediğim öyle çok şey var ki kendime dair. seni seviyorum. senin de beni sevmeni istiyorum. çok şey mi istiyorum sevgili blog? neden sana sevgili blog diye hitap ediyorum? bu o kadar aptalca ki. ama benim buna ihtiyacım var. mantık dışı her şeye. aptal olmaya. aptalca davranmaya. kendimi kaybetmeye ve bulamamaya da birdaha. kendimsizleşmeliyim ben evet. böyle bir fiilin varlığından bile emin değilim. ama yaratabilirim. şansımı deneyebilirim en azından. bugün yıllar önce, bir köyde ve tek katlı bir evin merdivenlerinde oturup minicik ellerimle seçe seçe yemeye çalıştığım dutlar geldi aklıma. ve öldü sanıp uyuyan civcivi köpeğime atıverişim. sonra koşmak istedim ben nedense. çocuk olmak istedim. gülmek ve ağlamak. aynı anda. sanırım ben de dengesizleştim. bütün bunları unut sevgili blog. sevgili blog. kusmak istiyorum. bu ben değilim.

6 yorum:

SakarTanrıça.~ dedi ki...

Jeff rlz. <3
Aynı yaştaymışızz..
Sevindim :)
Yeni geldim umarım hoşgelmişimdir :D

~melody~ dedi ki...

jeff rlz tabi ya. tabi ya! sırf bunun için bile hoşgeldiniz sevgili sakartanrıça! (:

aynı yaşta olduğum birine rastladım sonunda. yupi :D

SakarTanrıça.~ dedi ki...

Hoşbuldummm ^^
Evet yaş sorunsalına kesinlikle katılıyorum. :D

Yorumu ilk yazdığımda konunun tamamını okuyamamıştım. Da şimdi okudum. Ve yine bir Sakar Tanrıça daha dedim içimden.

Dengesizlik çok bok bir şey!

~melody~ dedi ki...

bence yazıyı sevimlileştiren bişey oldu bu, jeff üzerinden gitmek. ve güzel bişeydi bence kesinlikle, evet (:

dengesizlik bok ötesi bişey hatta. bense düşünmemeyi seçtim bu konuda şimdi. bi süre en azından. bir seçim var ve peşine takıldım. böylesi çok huzurlu sevgili tanrıça (: yalnızlığın da kendine özgü bi doyumu var çünkü.

Angelica dedi ki...

http://birmartiolsam.blogspot.com/2010/04/mim.html
bi baksan diyorum :)

~melody~ dedi ki...

hemen, hemen!