20100603

çıldırtan denge.

hayatlarında, sadece bir alana yönelmiş olan insanlara tapmak istiyorum. müzik, edebiyat, spor, aile, iş, eğitim. hiçbir zaman tekil olamadı bu benim için. kendimi bir şeye odaklanmış hissedersem, boğuluyordum ve değeri yitiyordu. bir şeye zorunlu hissedersem, bitiyordu o işte. ve benim içimde sonsuz bir çatışma oldu her zaman. dışa karşı hep güçlüydüm ve içime girmesine -kimsenin girmesine- izin vermedim bugüne dek. bu blog tam da bu yüzden var. hayatımdaki hiçbirinin, buradaki hiçbir şeyden zerrece haberi yok ve olmayacak da hiçbir zaman. çünkü yapamıyorum. ne hissedersem hissedeyim, bunu yansıtamıyorum. bu çok fazla bencilce geliyor, anlıyor musun. her neyse. içimde güçsüz yanlar gizli. kendimden bile gizli bunlar ve ben bile kendimi tanımıyorum bu yüzden. üzgünüm bunun için. ama henüz zamanım dolmadı. henüz ölmeyeceğimi biliyorum. bu çok uzun sürmeyecek, bunu da biliyorum ve inan bana önemi yok bebeğim. bütün bunlar his meselesi. bir şeyin gerçek olmadığına mı inanıyorsun, o şey gerçek değildir. olamaz da. her şey bir bakıma ellerimizde ve bunu bilmek, bunu fark edebilmek sahiden de hoş bir duygu. her neyse, ne diyordum. bir şeylere zorunlu hissetmek. ben her zaman kendimi bir şeylere zorunlu hissetmişimdir. bu yüzden yaşamım hiçbir zaman istediğim şekillerde olamadı. yani bir adamlaysam eğer, hangi duyguyu hissediyorsam hissedeyim, sırf onu düşündüğüm için kendi yaşamımdan vazgeçebilirim. hak etsin ya da etmesin. yani öyle etik bir çaba içindeydim ki, şimdi bu dünyadaki en aptalca şey gibi geliyor. çünkü gerçek manada, kimse hiçbir şeye değmiyor. ve her ya da hep diye bir seçenek yok. her şeyin bir sonu var ve biz bunu bile bile yalanlara kanıyoruz, ya da ağzımıza aldığımız cümleler aslında çok başka insanlara ait. peki ya neden? ne gereği var? yani söylesenize, neden evleniyor bu insanlar? herkes birbirini sonsuza dek yanında olmayı dileyecek kadar sevemez ki? niye bazı şeyler düz mantık dahilinde işlemiyor? neden bu kadar duygulu görünen şeyler aslında içinde hiçbir duygu barındırmıyor? istedikleri kadar aykırı bulsunlar beni, istedikleri kadar kötü ya da bok kişi olayım. bütün bunları yüzlerine vurmaktan çekinmeyeceğim. bu yanılgılar canımı sıkmaya başladı çünkü. bir gün beni gerçekten biri yeniden kandırabilecek mi, işte onu öyle çok merak ediyorum ki. yıllar sonraki ben, sana sesleniyorum, umarım deli ya da ölü değilsindir. seni seviyorum. daha doğrusu seni sevmek için elimden gelen her şeyi yapıyorum. hoşça kal.

Hiç yorum yok: