20100619

gündelik

-jose saramago öldü ve ben ağlamak istiyorum.
-ygs, lys, bilmemne, her tür -sınava dair- kısaltmadan iğreniyorum şuan. ayrıca korktum da sanırım.
-kalabilecek bir yerim yok, telefonumun da sarjı ve ikisine de herhangi bir çözüm üretemiyorum.
-blog seni insanlara kapattım bir süreliğine, kendime format atmak üzereyim ve başarılı olma yüzdem çok yüksek. görürsün bak.
-yıllar yıllar sonra snickers ve neskafe sevmeye başladım. duyan şaşıyor.
-bir yandan bunları yazarken bir yandan da evdeki zilyon insan beraberinde batak oynuyorum ve tüm bu eylemlerin hiçbiri bana keyif vermiyor.
-ve karar verdim bundan böyle sigara içmeyeceğim. başlamadan bırakmak oldu bu.
-bir ara çalışmaya başlayacağım, temmuz falan gibi ama öyle üşeniyorum ki. hayatımda ilk defa çalışacağım ya, hani diğer normal öğrenciler gibi, test falan çözeceğim. ilginç duracak elimde, eminim.
-canım acayip tatile gitmek falan istiyor. şu falan kelimesini kullandıkça kendimden tiksiniyorum.
-kapladığım alan gittikçe büyümekte. bileğim düzelince kıçımı kaldırıp koşmaya falan başlayacağım sabahın bir köründe. bu yürüyüşler sayesinde birileriyle tanışıp konuşmak zorunda olmak kadar mal bir durum yoktur. muhabbet hep diyet ya da verilip verilemeyen kilolar üzerinedir ve bittiğinde mutlaka ölmek istersiniz.
-birilerinden etkilenmek istiyorum. aklıma biri takılsın, herhangi biri gelsin ve takılsın, onu düşüneyim istiyorum. eh, bu bir normallik belirtisi.
-yaşamaya duyduğum garip bir özlem barınıyor içimde. sanki yüksek bir potansiyelim ve her şekilde kullanılabilirim. olduğum değil ama olabileceğim şeyler beni ürkütüyor.
-simyacı'yı daha yeni okuyorum.
-birileriyle konuşmaya ihtiyacım var. yürüyüş insanlarıyla diyet miyet konuşmaktan daha ayrı bi konuşma olmalı ama bu. yeni hikayelere ihtiyacım var.
-ağlayamıyorum. ki bu iyi bişey.
-üzgün değilim, mutsuz da değilim. müthişim ben. harbi diyorum lan blog.
-harbi, lan, falan. iğren benden blog.
-sana insanmış gibi davranmam hatta sen diye hitap etmem bile öyle mal bi durum ki. neyse ki yalnızız. (öperim bile)
-haydi ben gittim şimdi, daha yapılacak birsürü işim var. tv karşısında uzanmak, oturmak, kalkmak, yemek yemek, uyumak falan oho, sorma gitsin. öptüm bile.

6 yorum:

Peyton Sawyer dedi ki...

Benimde yapmam gereken ama üşendiğim bir sürü şey var.Liste bile çıkarmaya elim varmıyor.
Ve bende Simyacı'yı hala okumadım.

Jude dedi ki...

yalnız olmadığımı bilmek güzel :P

Lord Mirror dedi ki...

-ygs, lys, bilmemne, her tür -sınava dair- kısaltmadan iğreniyorum

aynen bana da çok saçma geliyor gereksiz kısaltmalar..saçma sapan şeyler

ayrıca nescafe ve snickers süper bir ikili :)sevdiğine sevindim bak..

gelelim simyacı kitabına :) ben okudum harika bir kitaptı sonu da güzel ama sonunu okuyunca insan der kendi kendine nerde benim ruh ikizim diye.. neyse spoiler vermem bir daha :) güzel bir iç dökme olmuş dostum.



ayrıca simyacı kitabını okudum çok güzeldi

Jude dedi ki...

aslında bu yüzyıllar boyu uzayıp gidebilir ama öyle ilginç yerlere atlıyor ki düşüncelerim, o aradaki bağı kendim bile kuramazken dış dünyaya aktarma cesaretine sahip olamıyorum çoğu kez

simyacı fena gitmiyor evet. gerçi coelho konusunda kafamda hep şüpheler vardır benim :)

olala lordum, bir gün elbet güzel şeylerden de bahsedebileceğiz.
ve "güzel günler göreceğiz, güneşli günler"

saygılar

hehenaber dedi ki...

neskafeeeeeee biliyodum lan. kahve iyidir iyi. Dinçlendirir falan.

Jude dedi ki...

dinçlendir ne len
ben de adam oldum sonunda