20100624

sadece.

aklıma hep şu cümleler geliyor eşitlik kavramını düşündüğümde: "herkes eşittir, ama göreceksin bazıları daha eşittir hayatta, şaşırma. burası tuhaf bir dünya"
herhangi bir konuda uzman değilim, sadece kendime göre düşündüklerim ve hissettiklerim var, gözlemlerim var. yine de üzerinde konuşmak istiyorum. yine de irdelemeliyim bunu. bir yerlerde yürüyorum, yeni insanlarla tanışıyorum, kimilerinin yanından geçip gidiyorum, kimilerini hayatımın baş tacı yapıyorum. hayatımda şu ya da bu şekilde sürekli birileri oluyor ama, kimini romanlar katık ediyor ruhuma, kimini gerçekler.
derdim şu: insanlar birbirlerine baktıklarında insan olduklarını görmüyorlar, bir türk görüyorlar mesela, bir kürt, bir müslüman, bir ateist, bir zengin görüyorlar mesela, bir fakir. bu etiketler birbirimizi ya daha üstün kılıyor ya da ötelediğimiz onlarca şeyin arasında yerini alıyor yaftaladığımız herbiri. biz üstün hissediyoruz. ya da ezik hissediyoruz. bir ya da her şekilde zaten eşit olamıyoruz. eşit hissetmiyoruz. eşit düşünmüyoruz. eşit doğmuyoruz.

düşünsenize, doğduğumuz an bir isme sahip oluyoruz, din hanemiz bile dolduruluyor bize sormadan ve toplumdaki yerimiz ya da ne olacağımız, ne olabileceğimiz işte ana rahminden fırladığımız andan beri belirlenmiş oluyor. sonra insanların etiketleri geliyor. sonra aşağılamaları. sonra pohpohlamaları. ya onlardan biri oluyorsun, mükemmel, asil. ya da şerefsiz oluyorsun, soysuz, katil. üç beş lokma için dilenen insanlar arasına da doğabilirsin, bir giydiğini bir daha giymeyen bir zengin piçi de olabilirsin. ama bunu ne sağlıyor? bunu kim ne derece hakediyor? kim sahiden eşit? kim nasıl bundan söz edebiliyor? işte derdim tam da bu noktada başlıyor. şöyle haykırmak istiyorum dünyaya:
merhaba, ben bir insanım.
ben bir türk'üm. ben bir kürt'üm. ben bir ateistim. ben bir agnostiğim. ben bir müslümanım. ben bir katoliğim. merhaba, ben iyi biriyim. ben kötü biriyim. beş kuruş param yok. her bir bokun sahibiyim. güzelim ben. çirkinim. etliyim. zayıfım ben. kütüğün tekiyim. bir romantiğim. anarşistim. milliyetçiyim. oy kullanmıyorum. iyi bir vatandaşım ben. evrenselim. bireyselim. gazete okumuyorum. apolitiğim. tanrım yok benim. tanrı benim. lezbiyenim. heteroseksüelim. koca bir kıçım var. merhaba, bir adım yok benim. ben bir deliyim. iyi bir öğrenciyim. bütün karnem sıfır. merhaba, ben müzikten anlamam. ben bir müzisyenim. zaten kitap okumaktan nefret ederim. bir vatanım yok benim. ezilen bir halkın kalbi kırık üyesiyim. bütün bir dünyayım ben. siyah rengi çok severim. siyahtan nefret ederim. keman çalabilirim. cüzdan çalabilirim. kalp kırabilirim. bütün insanları delice sevebilirim. midesiz bir herifim ben, herkesi aldatabilirim. kırılgan bir kadınım ben, kolayca aşık olabilirim. hayatımda hiç havuz görmedim. evimin önünde havuz var. ben hep bir hizmetçiydim. bana hep hizmet edildi. porno film izlerim. 31 çekerim. kendime dokunamam bile, korkak bir bakireyim. başım kapalıdır benim. memelerim açıkta gezerim. hey, merhaba, bir insanım ben! ben herkesim, ben her şeyim. hiçbir şeyim, ben koca bir hiçim. nihilistim ben. faşistim. komünistim. her gece içerim. merhaba, ben bir kanserim. fast food yerim. evimden dışarı atmam adımımı. dışardan içeri girmem bile. merhaba, ben bir aşığım. aşka da inanmam zaten. babam her gece döver beni. annemle sevişirim. aile kızıyım ben. uçuk bir tipim. dürüst biriyim. her söylediğim yalan. mükemmelliyetçiyim. hiçbir şeyi düzgün yapmam. her diziyi izlerim. tv nedir bilmem bile. ağlarım. gülerim. sinirliyim. sakinim. sessizim. hırçınım. iyi söverim. ben bir ibneyim. puştun tekiyim. ben müthişim. hayal dünyamda yaşarım. önüme gelenle sikişirim. ben bir narsistim. çirkin bir kadınım. çekici bir erkeğim. ben bir fahişeyim. ben bir doktorum. ben bir mühendisim. ben bir seyyahım. iyi bir babayım. mutsuz bir anneyim. ben bir yalanım. alkoliğim. ergenim. çoraplardan nefret ederim. bir dahiyim ben. beynim kredi kartıma paralel çalışır. bağımlıyım. uçabilirim. düşebilirim. saygılı biriyim. saygın biriyim. incilerim var. gözyaşlarım var. kocam beni aldatıyor. karım zaten her şeyim. katı kurallarım var. bir filozofum ben. bir hayalperestim. gizli bir özneyim ben. edebi bi ruh haliyim. hayali arkadaşım. psikopatın tekiyim. mutsuzum. hissizim. iyimserim. oyum. buyum. her şeyim. heeeey, merhaba! insanım ben. insanım ben. insanım ben. sadece, lanet olasıca bir insanım ben.
adımı sormayın bana. ben herbirinizim.
nasıl olduğumu sormayın. iyi değilim, kötü değilim. ben her şeyim.
sağcıyım, solcuyum, milliyetçiyim, apolitiğim. sormayın.
tanrıya tapabilirim. tanrısızım. sormayın.
sormayın artık.
eşit falan olduğumuz yok bizim. öznelerimize ayrıldıkça, o ya da şu oldukça, bir ada sahip oldukça, etikete mahkum bir dünya yaşadığımız. attığımız adımlar, varış noktalarımız, ayakkabılarımız, ayaklarımız dahi. kim nasıl eşitiz diyebilir. kim nasıl bunu savunabilir.
hey, merhaba, insanım ben. "sadece" insan. bana bakınca bunu düşünün. bunu görün.
hey, merhaba, memnun oldum.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

insanlar hakikaten eşit olsaydı
eşitlik diye bişi olmazdı.

ortada bi eşitsizlik var ki
eşit olmak gibi bişiler uydurmak gerekmiş, böyle sakinleştirmiş insanlar içindeki canavarı.

eşitsizliği de yaratan biziz, eşit olmayı da yaratan biziz.

eşit olmak..büyük bir yalan.
herkesin eşit olduğu sadece iki şey var.
doğmak ve ölmek.
bu herkes için tek eşit şey. kim ne olursa olsun, doğar ve ölür. bu süre içinde geçen her şey eşitsizdir.


"insan olan yerlerim çok ağrıyor".

Jude dedi ki...

"doğmak ve ölmek.
bu herkes için tek eşit şey. kim ne olursa olsun, doğar ve ölür. bu süre içinde geçen her şey eşitsizdir."

ne denebilir ki. sonuna dek haklısın.

artık her şey öyle çok boş geliyor ki. o olmak, bu olmak. adımı unutsalar keşke. bir şey olmamı beklemeseler benden. sandıkları hiçbir şey değilim ben. ama bunu onlara anlatamazsın.
herkes işine geleni yaşıyor. yaşamın izleri üzerimize yapışmış sanki, kazınmış. bırakmıyorlar bizi. onun bunun çocuğu oluyoruz. bunun şunun babası. her şekilde bir isim koyuyorlar ya varlığımızın önüne bir de sıfat ekliyorlar ya. işte o çok koyuyor bana. halbuki şunu bile sorgulayabilirim: hangimiz insanız biz sahiden. bu bir erdem mi ya da? bana nedense çok kötü görünüyor.

bulunduğum nokta sabit. gitsem ne güzel olurdu. gidebilsem. kim olduğumu unutsam. bir milletim bir yaşamım dahi olmasa.

can yakıcı bir kelime barındırıyor bu nokta: keşke!

benim de çok ağrıyor.. çok.. hep konuşsan ya böyle. hep gelsen ya.

outlaw dedi ki...

eşcinsel, filozof, hasta ya da hayalperest olmamız değil sorun bence; tüm bunların gereğinden fazla şey ifade etmesi...

ne herkesi biseksüel olmaya zorlayabiliriz, ne de insanları kendi cinsiyetiyle sevişmekten alıkoyabiliriz... ne felsefeyi yasaklayabilir, ne de zorla filozof yapabiliriz insanları...

ama tüm bunlar belki önemli olmamaya başlayabilir...

Jude dedi ki...

demek istediğim buydu aslında. tüm bu sıfatların, tüm bu adların hiçbir değeri zaten yok. bizler insanız. o olabiliriz bu olabiliriz şu olabiliriz. ama burada o bu ya da şu oluşumuzun zerrece bir önemi olmamalı. kime ne ki. kimi ne derece ve neden ilgilendirir ki.
anlatmak istediğim, kötü biri olalım, iyi biri olalım, küfürler edelim, susalım, bağırıp çağıralım, zenginmiş fakirmiş malmış zekiymiş türkmüş dinsizmiş, ne fark eder?

yanlış anlaşılmak istemem. herkesin yazdığım her şey olduğunu ya da bunların iyi kötü sıfatlar adlar olduğunu söylemiyorum ben, sadece bunların herbiri olabilirdik, olabiliriz, olmuşuzdur da belki ama bunun bi önemi yok.

ama haklısın yorumunda outlaw, böyle düşünebilmek hakikaten güzel, teşekkürler