20100604

sikko.

bir erkeğin sigara içişine aşık olmak da neyin nesiydi ki böyle.
sanırım artık çok daha katı kurallarım var.
ya da aslında hiçbir kuralım yok, hiçbir şeye dair.
böylesi çok güzel.
her cümlede bir entıra tıklamak da ayrı bi güzel.
hayattaki en amaçsız insan olduğumu düşünüyorum.
ve bir de bir karar aldım.
bundan sonra, karşıma çıkacak ilk adama, kitap soracağım.
kitap okuyor musun?
kimleri okuyorsun?
kimleri seviyorsun?
yanıtı umrumda bile olmayacak herhangi bir soru.
aslına bakarsan, böyle bir soru sormayacağımı bile biliyorum.
karşıma bir adamın çıkmayacağını bile.
sonra kararsızım ben.
ne yapacağımı bilemeyecek kadar da boş hissediyorum.
bütün bir gece, bir tv ve dvd eşliğinde, elimde bulabildiğim herhangi bir yiyecek, dexter izliyorum ve bir gün biterse ağlayabilirim sanırım.
öyle çok benziyoruz ki.
öyle hissizim ki.
söylesenize, siz kimdiniz?
bu tarih ne ara bu hale geldi.
bu şehirler, bu adamlar, bu kadınlar
bu eller, bu olunamayanlar.
söylesenize, hangi çağa aittik biz?
kimlere, neylere aittik ve hani
hani tanrımız nerede?
ellerin diyordu adam. ellerini neden aldılar senin
suçluydum dedim, çünkü ben bu insanları çok sevdim.
diyor iç ses. iç ses hiç susmuyor ve
biz çok hüzünlü kadınlardık.
kalçalarımız oynamazdı, sevişemezdik ve çirkindik bile
adımlarımız yanlış yönlereydi her zaman
gözlerimiz yanlış adamlar üzerindeydi ve umutlarımız
köreldi yaşamdan uzak kaldığımız her bir zaman diliminde
köreldik yaşayamadığımız onca zaman diliminde
neden diyordu, neden, neden, neden
sus demek geliyordu içimden. bağırmak ve sadece susması için yalvarmak
bu sözcük içimi parçalıyordu
neden diyordu
sus diyemiyordum
ve evet, içim parçalanıyordu
sonra bir yolda buluyorduk birbirimizi ve kestirmelere yönelir gibiydik
bazı yolları öyle çabuk aştık ki
ve bazı yerlerde öyle çok takılı kaldık ki
insanlarla çağlar girdi aramıza, yaşamlar ve siz/sız ekleri
sonra neden diyorlardı
ellerinizi neden aldılar sizin
çünkü diyorduk. çünkü ve konuşmak için gücümüz yetmiyordu artık
artık sadece susar gibiydik
söylesenize, biz kimdik
hangi çağdaydık
hangi tarihte, hangi şehirde
ve sahiden biz kimdik
biri bana bir şeyler söylemeli.
biri sahiden kurtarmalı beni ve neden sözcüğü eşlik etmemeli cümlelerine
çünkü demeli. çünkü. neden değil
sonrası bir yatak-dexter döngüsü
tanrım, sevişmek istiyorum.

4 yorum:

Olric dedi ki...

keşke burda olsaydın.

Jude dedi ki...

keşke burda olsaydın..

Adsız dedi ki...

hayatıma girmesi muhtemel insanlarla ne kadar anlaşabileceğimi kestirebilmek adına, onları tanımaya yönelik sorularıma verebilecekleri kaçamak ve yalan cevaplara karşın, kitaplardan yardım almaya karar verdiğimden beri, hiç yanlış karar vermediğimi görüyorum.

ne mi yapıyorum kitaplarla ?

o aralar okumakta olduğum ya da okumayı düşündüğüm kitaptan bir tane de onun için alıyorum ve benim için okumasını ve beğendiği satırların, cümlelerin altını çizmesini istiyorum.

ne kadar çok benzer satırların altını çizmişsek, o kadar çok birbirimize benzediğimizi görüyorum.

insanlar belki yalan söyleyebilirler ama genel manada, bunu neden yaptıklarını bilmedikleri zaman, kendi içinden geldiği gibi çiziyorlar satırların altını.

tavsiye ederim :)

t.s.

Jude dedi ki...

müthiş bi tavsiye.
ve bir de hangi karakterlerden ne şekilde etkilenip hangi olaylara nasıl bakmış oldukları da tanımak için, benzerliği ya da ayrımı anlayabilmek için çok yardımcı oluyor.
bir gün seninle bunu test etmeliyiz sevgili tu silencio, bakalım bizler de aynı satırlarda buluşabilecek miyiz?

saygılar.. ve teşekkürler..