20100819

hiç tanımadığım bir adamla gecenin bir yarısı otururken hiç tanımadığım bir kumsalda, elimde sigara, kucağımda bira, yüzüne bakmıyordum bile. nasılsa yanımda olduğunun bilincinde olarak, belki de bir insanı hissedebilmek sahiden de böyle bir şeydir diye düşünüyordum. aklımdan şehirler geçiyordu, aklımdan geniş araziler ve minik adımlar geçiyordu. yanımdaki adamsa sanki gittiği her yere ayak izlerini bırakıyordu ve mevsim kış bile değildi. kar bile yağmıyordu. hiç tanımıyordum onu. hiç tanımıyordu beni. küçük, masum bir kız sanıyordu. ama gözlerinde bir şey var diyordu. gözlerinde bir şey var. insanın içini acıtan bir şey. gülüyordum böyle konuştuğu zamanlarda. neden güldüğümü soruyordu. gözlerimde bir şey var, evet diyordum.
-seni görebiliyorum çünkü.
ve diğerlerini.

gözlerimdebirşeyvar

5 yorum:

Hegesias dedi ki...

Hey Jude! Olur da bir gün o adamın kainattaki varlığına tahammül edemez iseniz, deşin gözlerinizi. Çünkü yalnızca gözlere inanan o adamı, etse etse deşilmiş gözler yok eder. Sizce de göz çukurları, müstakbel "yok"lar için uygun barınaklar değil midir?

piktobet dedi ki...

lanetli bir yetenek olsa gerek, bakarken görebilmek. pitoresk bir bakışla bazen de sözcüklerle. ne tuhaftır sahi, insanın yabancılaşması kendinden başka her şeye. hatta kendine bile. bu yeteneğine rağmen. 'ptss' halesiyle başında bir ömür. yanından geçer sessizce. karışıp çoğalamaz bir türlü diğerleriyle. aleladeliğe nasıl özenmesin. tuhaf, yalnız, uyumsuz, ayrıksı.. geçip gider yine de.

Jude dedi ki...

hegesias.. deşilmiş gözlerimden daha uygun bir barınak düşünemiyorum şimdi.. hayatın bütün kör noktalarından kaçabilir, üzerime yapışmış bütün lanetlerden sıyrılabilirim.. siz/sız ekleri. hani o sabit yalnızlık. bizi bırakmayan belki de tek şey. şimdi bir adamın varlığına bile tahammül edemez hallerdeyken ben, hani yüzüne bakmayı bile dilemezken yanımda olduğunu varsayarak, olmadığını, olamayacağını ya da olmasını dilemeyeceğimi bile bile yaparak bir de bunu.. gözlerimi deşmekten ve bunun işe yaramasını dilemekten başka hiçbir çarem yok.
ve ben çaresizlik kadar başka bir şeyden nefret etmiyorum.
yine de müstakbel yoklar, artık yokluklarıyla özdeş bir haldeyken.. şimdi bir sigara yakıyorum ve dumanını da savuruyorum bütün göz çukurlarına. hem buraya gömülecek daha çok "yok" var, en iyi de bunu biliyorum.
saygılar hegesias.


piktobet. ruhumu görebildiğinizi hissediyorum çoğunlukla. "tuhaf, yalnız, uyumsuz, ayrıksı.." benim geçip gidişimi bu kelimelerden fazlası anlatıyorsa da, ben bilemiyorum.. bir tür ergen yaklaşımdır bu kimine göre, kimine göreyse hayatın temel taşıdır, en belirgin anlamı, kimine göreyse zırvalık.. bakmak, görmek. insanların içorganları, zehirli yanları.. yeni yerler görmeyi bu yüzden mi seviyorum.. yeni insanlar görmeyi.. evlerin duvarları, insanların duvarları.. yıkabilecek öyle çok şey var ki bu hayatta. hani yıkmayı delice isteyebilecek öyle çok şey var ki. hadi, bir şeyler yazalım şimdi. hem içelim mesela. belki bir bira, belki bir sigara. bu kötü mü yapar bizi? bu bizi bir yere mi taşır? bu bizi bir yere mi vardırır? hayır. anlamsız. boş. ama alıştırır. hadi, alışalım yokluklara. hiçbir zaman aşılamayacak olan duvarlara. ya da o okşadığımız, hani en gizli anlarımızda bile, hani en mahremlerimizde okşadığımız sevgili varsaydıklarımız.. hadi, sayalım birer birer.. o çok önemli, o çok saygı değer oncasını.. sayalım birer birer.. müthiş hayatlar, müthiş güzellikler, müthiş birikimler, müthiş bedenler.. müthiş hedefler.. müthiş düşüşler. lanetli bir yetenek olsa gerek. bakarken görmek. bir adamı görmek mesela. bir kadını görmek mesela. hani göğüs uçlarından tutarak, hani parmak uçlarına dek. bedeninin herbir kıvrımını içine çekmek öylece. hani aşarak bütün cinsel kavramları, hani aşarak bütün o yabancılıkları, alarak bir adamı bir kadını içlere, rahimlere ya da kalplere, solurken bir varlığı bir yokluğa eş gelecek biçimde soyutlaştırarak bütün bir somutlukları, işte belki de böyle bir lanettir bakarken görebilmek. belki de böyle bir lanet.
sıradan biriyim. olabildiğimce sıradanım. insanlar bir gün unutsunlar istiyorum adımı. hani ağızlarından çıkamasın o dört harfli sözcük. hani o ait olmam gereken, ama bir an bile ait hissedemediğim etiketim... kim olduğumu unutun benim.. evrenselleşeyim. bir sevgi olayım mesela. dünya üzerinde, bedenler arası, kalplerin en kıyıköşesine sıkışmış şekliyle kırıntı kadar bir sevgi olayım mesela.. ya da bir hüzün. bir ruh hali. bir tiyatro sahnesi. kıvrılmış roman sayfaları.. altı çizilmiş cümleler.. sadece bir ayrıntı olabilmeyi dilerdim. hani, varlığımdan bir şey beklemesinler. hani bir delilik gibi. hani böylesi bir sıradanlık. insanlar gibi değil. insanlara göre değil. insanlardan soyutlanmış şekliyle.. hani bir uzlet gibi mesela.. ben sığınmak isterdim o gözçukurlarına.. hani batayım ben oralara.. hani bir göz görür belki bir gün.. hani çırpınırım da, hani duyulurum belki bir gün.. o yarım kalmışlığımla. ya da bizler adına. ya da adımıza. söyleseler ya bildikleri bütün küfürleri. hani etseler ya yeminlerini. hani dönüp bakmasak yüzlerine ve bomboş kalakalsalar öylece. ne bir aşk, ne bir aile, ne bir para ne bir fahişe... ruhumu hangisi satın alabilir.. ruhumu hangisine satabilirim..

ve bizler ne zaman ölmüş oluruz.
sustuğumuzda mı, susturulduğumuzda mı.

benimse inandığım öyle çok şey var ki.
duyabilin isterdim bir gün.


hani tanıyabilin beni ve unutun bir anda.
bir anda yok olabileyim isterdim.
varlığınızda.
geçip gidiyorum yine de...
saygılar piktobet.

Adam dedi ki...

güzel bir öykü veya bir romanın ufak bir bölümü gibi. ya da o romanın arka kapağındaki vurucu metin. harikasın benlik dramı.

olay hiç etkilemedi. sadece anlatanın ağzının içine baktım. gözlerine bakmama gerek yok çünkü.

Jude dedi ki...

utandım ben ama. canımsın. yazmak konusunda bana en çok inanan insanlardan birisin sanırım sevgili "adam" :) çok teşekkür ederim.

burada ise, olay yok evet, durum var. hani bir sabitlik var ve bunun üzerimdeki etkileri. ya da benim bıraktığım etkiler diyelim. gözlerim mi? orası eksik kalsın. bizler kelimeleri konuşuyoruz nasılsa. kelimelerle konuşuyoruz nasılsa. böyle kalsın.

canımsın.