20110501

ehm.

melebalar. 93 jenerasyonunun talihsiz milyon gencinden biri de benim.
sınav iptal olacak mı, olmayacak mı, boku çoktan mı yedik, boku yiyecek miyiz, bilemeyen, her gün asılsız zilyon tane haberle üzülen, gerilen, sevinen saçmasapan ergenlerin saçmasapan yorumlarıyla savaşmak zorunda kalan, kendini ne orada ne burada, hiçbir şekilde önünü görebilir bir durumda hissetmeyen, öseyeme kurumuna değil, sınav sisteminin aslına, sadece şimdi bariz haksızlıklar kendine denk gelince sövebilen gençliğe müstehzi bir gülüşle bakabilen (bu müstehzi kelimesini hep kullanmak istemiştim), moral düzelteyim derken moralinden olan, milleti avuturken, kendi avunamayan, "abi sınav iptal olmazsa bok, iptal olursa zaten bok" diyen ve her iki seçenekte de bokla bir mutualizm yaşaması gerektiğini bilen, yer yer masumane, yer yer yaralı o genç. işte o benim. şimdi şöyle anlatmalı. 92 jenerasyonuna denk gelen o müthiş kolay sınavdan sonra, umutla girilen ygs sınavında, boruyu vücudumun en mahrem kısımlarında ve en iç noktalarında hissetmiş olmakla zaten çöken umutlar, ösym'nin yaptığı sikincibin hatadan sonra en ileri şekliyle darmadağın olarak, apolitize edilmeye çalışılan lise gençliğinin sokaklara dökülüp hayatlarında belki de ilk defa hayatları için haksızlıklara karşı gelmelerini izlerken de aynı şekilde süregelmekteydi. beni umutsuzluğa sürükleyen sınavda sıçıp batırmış olmam değildi. beni umutsuz eden kaderimin başkalarının elinde, ağızlarından sıçacak bir sözde oluşuydu tamamiyle. bu benim hayatımdı. bu benim hayatımın dönüm noktasıydı ve benim dışımdaki birileri tatmin olsa ne fark ederdi ki. hiçbir şey yokmuş gibi davranmak kötüydü elbet. ama haksızlık bu noktada değildi. haksızlık bu saçmasapan durumdan ibaretti. şimdi ben ne yöne gittiğimi, neyi nasıl yaptığımı bilmeden yapıyor olacaktım ve kendi hayatıma kendim yön vermem, verebilmem gerekirken, belki her şey aptal insanların aptal kayırmaları ya da salt bir aptallık hali yüzünden berbat olacaktı.

bu sene sınavı kazanmam gerekiyordu, çünkü:
-hayatımı ancak bu şekilde kurtarabilirdim.

bu sene sınavı kazanmam gerekiyordu, çünkü:
-ailem, -ne yazık ki- para sıçmıyordu.

bu sene sınavı kazanmam gerekiyordu, çünkü:
-bir sene daha amaçsızca bir hayat sürdürmek istemiyordum.

bu sene sınavı kazanmam gerekiyordu, çünkü:
-hayatım boyunca belki de göremeyeceğim ülkelere ancak sınavı kazandığım takdirde gidebileceğim gerçeği söz konusuydu. afs'yi kazanmıştım ama gidebilmemin tek şartıydı bu.

bu sene sınavı kazanmam gerekiyordu, çünkü:
-kazanmak istiyordum!

şimdi bir şeyler yaparak, aylarımı ygs'ye harcayarak, sınava girmişken, sınav psikolojileri, bıdıhıdılar her şeyi geçerek şunu söylüyorum ki, bunu yapmaya kimsenin hakkı yok.

"şifre varsa var, bu birilerine verildi anlamına gelmez" zihniyetlerine sesleniyorum, kimse ösym'nin ahlaki yapısıyla ilgilenecek kadar gerzek de değil. kimse kimsenin dürüstlüğüne güvenecek değil. kimse hayatını böyle bir şeye emanet edecek değil.

şifreler verildi diyelim. "daha önce de kayırmalar vardı yea, bunu kabullenin işte hep olacak" zihniyetleri, size sesleniyorum, kimse bariz, gözünün önünde olan bir şeye "haa tamam abi ya takılın siz" diyecek kadar salak ötesi değil.

burada "hayat"lar söz konusu.

şimdiye dek hep sınavın abartıldığına falan inanmıştım, ta ki işin içine girip gerçeği öğrenene dek. bu sınav için az mı kavga ettim, az mı günümü harcadım, az mı askıya aldım hayatımdaki birçok şeyi, az mı çabaladım "ne olucak acaba" diye az mı kafamı düzdüm.

şimdi sınav iptal edilmeli gibi geliyor dimi. çünkü kimse kimseye güvenemez.
iptal edildiği durumu düşünelim bir de. önünde boru gibi lys'ler, yanında bir de ygs. unuttuğun zilyon şey, kapatman gereken açıklar, düşünceler, gerilmeler.
inanabilir misin gerçekten, her şeyin olması gerektiği gibi olacağına her iki seçenekte de?
ben inançsız bir hatunum, bilen bilir, bir şeylere inanmaktan çok mantığını kavramak işime gelir benim, garantimdir bu çünkü.

ve burada ağzımıza sıçıldı. ne olduysa oldu, siktir edin diyorum, ne olacaksa olacak, siktir edin. bu, 18 yaşına girmiş insanlara, zaten sallantıda olan hayatlara yapılmaması gereken bir şeydi.

bir doktorun hata yapma şansı yoktur. çünkü bir hayattır onun elindeki.
bunun ösym için geçerli olmadığını kim söyleyebilir şimdi?

ben zengin değilim. ben "2.sene hallederiz abi yea" zihniyetine girebilecek kadar psikolojisine ve bulunduğu yerdeki yaşama güvenebilecek biri de değilim. söylesinler şimdi bana. ben neye inanırım. ben neye sığınırım.

18 yaşımı yaşayamıyorken, önümdeki hayat için çabalamakla ilgilenip, şimdi bana diyebiliyorlar ki, "bu benim elimde ve sen ne bok yersen ye, takıl öyle" benim verebileceğim cevaplardan korksunlar.

ve şunu diyorum. liseler apolitize edilmekten vazgeçilmelidir. aileler bundan, siyasete karışmaktan korkmaktan ve daha binlercesinden vazgeçmelidir. eylemlere katıldığımız için ceza almamalıydık, hani demokratik ülke nerede? hani neden çıkaramıyoruz biz sesimizi, neden okullara kilitleniyoruz, neden sağcı müdürler solcuları odalarına çekip tehdit ediyorlar, neden bunlara kimse bir şey demiyor, neden kimse farkına varmıyor, neden birileri yazdıkları kitaplardan ötürü yargılanıyor? neden kimse, sırf kendi canı yanmıyor diye, ergenler, komünistler bıla da bıla diye geçip gidiyor yanımızdan? neden sırf karşıt bir görüş sunduk diye anarşist belleniyoruz? neden sırf dini sorguladık diye dinsiz diye damgalanıyoruz? neden pantolonumun kumaşı olması gerektiği gibi değil diye "okulda bunu giymeye utanmıyor musun?" diye saçmasalak yorumlar almak zorunda kalıyorum. neden öğretmenden sadece saniyelerle sınıfa geç girdim diye derste bulunup en çok dinleyeni olduğum halde yok yazılıyorum? neden ben farkında olmadan kağıdımdan kopya çeken zibidinin biri yüzünden ben azar yiyorum? neden buna karşı çıktığım için notlarım düşürülüyor? neden ben sırf düşüncelerimi söylediğim için "asi kız" damgası yiyorum? neden "kızım sakın oraya gitme fotoğrafın çekilir, sen hakim, savcı olucaksın" gibi salak ötesi bir cümlenin bana çizdiği dar sınırlarda yaşamak zorunda bırakılıyorum?

BEN BİR İNSANIM. BEYNİM VAR VE ONU KULLANABİLİYORUM DA. OY KULLANACAK BİRİNİN APOLİTİK OLMASI İÇİN BUNCA ÇABA, NEDENDİR? NEDEN BANA ÖĞRETMİYORLAR? NEDEN BEN FARKLI DÜŞÜNDÜKÇE KÖTÜ-KAKA OLURKEN ONLAR AYNI DÜŞÜNCELERİYLE ÇOK FAZLA MUTLU OLABİLİYORLAR? NEDEN BEN SIRF "HEDEF TURAN, REHBER KURAN" DİYEMEDİĞİM İÇİN KÖTÜ GÖZLE YARGILANIYORUM? NEDEN MİLLİYETÇİLİĞİ SORGULADIĞIMDA BANA VATAN-MİLLET KARŞITI GİBİ BAKIYORLAR? NEDEN DİN DERSLERİNDE EN ÇOK SÖZ ALAN, EN ÇOK SORU SORAN OLDUĞUMDA BANA DİNSİZ VURGUSU YAPIYOR HOCALAR? NEDEN SIRF HER DEDİĞİNE "HE" DEMEDİĞİM İÇİN "SİVRİ", AĞZIMDAN ÇIKAN TEK BİR KÖTÜ SÖZCÜK OLMADIĞI HALDE "TERBİYESİZ" OLARAK DAMGALANIYORUM? BEN BİR İNSANIM BEYLER. BENİM BİR BEYNİM VAR VE SİZLERİN AKSİNE BUNU KULLANDIĞIM İÇİN Mİ BEN SUÇLUYUM? ÇEKİN FOTOĞRAFIMI. ATAMAYIN BENİ. İŞSİZ BIRAKIN. AÇ BIRAKIN. APTAL BİR İDEALİZM YA DA GENÇLİK ATEŞİYLE DEĞİLDİR BU SÖYLEDİKLERİM. BENİM BİR ONURUM VAR. OLMADIĞIM BİR ŞEYİN ROLÜNÜ NASIL YAPABİLİRİM. NASIL BİR YER BU YAŞADIĞIMIZ. DÜŞÜNMEMİZE İZİN VERMİYORLAR BİZİM. VERMİYORLAR.

şimdi, olmuş olan hiçbir şeyin farkında olmayan, hiçbir şey hakkında pek bir bilgi sahibi olmayan yüzlercesi bana gelip kulaktan dolma bilgilerle konuştuğunda, sadece gülüyorum ve "tamam" diyorum. olduğum şeyin tam aksiyim bakın. sivrilik ya da terbiyesizlik etmeden. şimdi sıra onlarda, meydanlara dökülüyorlar, tv'lere çıkıyorlar, sövüp sayıyorlar.

ben de diyorum ki, yapılabilecek en kötü şeyi zaten yaptılar, şimdi her seçenekte çoktan sıçık bir haldeyiz biz.




keşke bir sene önce peydah olsaydım. bu da anne ve babama bir dipnot.
ayıptı bu yaptığınız.
ahah.

7 yorum:

Pinky Freud dedi ki...

Vay be 93lü olman şaşırttı.

Scissorhands dedi ki...

ah ulan ne güzel demişsin. senin yaşında senin kadar akıllı olaydım ühüüüüü.

sıkma tatlı canını, okşa patrişya hanımı demişler. senin için gelsin bu şarkı bob marley'den. Everything's gonna be alright.

K.C.S. dedi ki...

"Neden?" diye sormuşsun ya, bir çoğumuz karşımızdaki insanı olduğu gibi kabul etmeyi bilmiyoruz...

Ayrıca bu sınav mevzusu hakikaten can sıkıcı. Bende olabildiğimce takip etmeye çalışıyorum durumu. Bu kadar hatayı kaldırmayacak bir sınav bu. İşiniz hakikaten zor. Dilerim istediğin okulu ve bölümü kazanabilirsin...

Jude dedi ki...

pinky freud, 93lüyüm, 18imi doldurmuş bile değilim hatta, henüz.

scissorhands, teşekkür ederim şarkı için efem. gayet iyi hissettirdi. ben aslına bakarsan çok fazla rahatım bu konuda. söylenmesi gereken şeylerdir bunlar da. en duygusuz ve net şekliyle. hani "ööseeyeme götümü yee" modundan fazlasıyla sıyrılıp, aslında yanlış olan her şey bütün bunlardır bana sorsalardı. müzik zevkine çok fazla güvendiğim bir adam olduğun gerçeğini itiraf etmeliyim bu arada, uzun uzun bir zamandır. ehey.

K.C.S, kimsenin işinin çok da kolay olduğuna inanmıyorum, hayat bazında. bir şeyleri sürekli kanıtlamak zorunda olduğumuz müddetçe, kendimizi açığa dökmeyi bırak kendimiz oluşumuz bile sorgulanırken, yaşamı bu derece oradan oraya sürükleyip saçmasapan bir "dokunsakırılacak" moduna sokmak. işte bu yapmalarına izin verilmemesi gereken bir şey. dilerim herkes hakettiğini kazanır. teşekkür ederim (:

ha ben kimim mesela? öyle, 18 yaşlarında süregelen bir genç, sesimi kim duyar, kendi kendime mi konuşurum, bu konuda ne yapıyorum, orası tartışılır. genel olarak doğru ve yanlış diye kavramların varlığına inanmam lakin haksızlık konusunda çok fazla titizim. böyle çemkirik bir hatun olup çıkabilirim ortaya.

öyle de bir şeyler işte. sonrası'nı hep merak ederim ben. bakalım şimdi ne olacak.

Scissorhands dedi ki...

o zaman a perfect circle - passive. fazla atar göze batar

Pinky Freud dedi ki...

Blogta benden küçüklere (gerçi ay farkı var aramızda sadece) rastgelince şaşırıyorum da neyse eylülde hangi bölümde hangi okulda olduğunu da yaz merak ederim .d

Jude dedi ki...

elbette.