20111204

idrak

simdi 3 saat 21 dakika uyumus bir bedenle, bir yerlerde oturmus, sigara iciyorum ve acik zihnimin tadini dinleyebilecegim en sikik muziklerle cikariyorum. bir kahvem eksik. elinde iki kahve, kapida benim icin gorunebilecek birine oyle cok ihtiyacim var ki. camel. sigaralarimin uzerine "camel sihirliydi, bukowski icin" yazarak sadece o pic icin iciyorum. bir gun biri de benim icin bunu yapabilmeli. polis geciyor. her polis gectiginde tedirgin oluyorum halbuki henuz kimseyi oldurmeye tesebbus bile etmedim. sanirim zihin katillerini de ariyorlar. sanirim artik uyandilar bir seyler adina. birini oldurmenin, birini yaralamanin sadece fiziki yollarla olmayacagina. bazi acilarin bedensel acilardan cok daha fazla can yaktigina. ama butun bunlari bilemiyoruz. cunku henuz. henuz tam olarak yasamis sayilamayacagiz hicbir zaman. her zaman eksik biliyor olacagiz. her zaman bir seyler icin cok gec oldugu kadar cok erken de olacak. ve sonra biz seninle, bir yerlerde oturacagiz. kapali bir alan olacak ama sigara icilebilecek. hicbir sey odemek zorunda da kalmayacagiz ama yine de paran yoksa endiselenme. iki kahve icin. her zaman. cebimde. bir yer var. kalbimde de.

insanlar asik olabiliyorlar. insanlar birbirlerine deliler gibi baglanabiliyorlar. bense birgunnasilsabitecek ya da gececekolusuyla bir seylerin, oyle bir ilgiliyim ki. butun bunlara ozenmiyorum bile. ama inanilir bir sey mi bilmem. beni seven ya da bana asik oldugunu iddia edebilecek birkac adam tanidim. bir seylerin farkina vardiktan sonra o seylere tutulu kalmak benim icin cok zor. ne zaman insani bir seyler gorsem, ardima bakmadan bilmem kac kilometre hizla kactim. ben kactim. evet. simdi cok baska ulkelerde. cok baska insanlarlayim. yine de iyi seyler yapiyor oldugum soylenemez. yine de birine cok bagliymis gibi, dokunmuyorum kimseye, dokunmasinlar istiyorum, bana.

halbuki diger insanlar icin her sey her zaman cok daha farklidir. hayatiniz oldugundan daha karmasiktir, daha basittir, daha yasanilasi ya da daha kacilasidir. kimse, kimseyi anlayamaz. iste tam bu yuzden. yine de onlari anladigima inanabilecek insanlar taniyorum. ve bu cumle icimde koca bir sir. insanlarin bunu duymaya ihtiyaclari var, "seni anliyorum ben, gercekten" sozcuklerinin agzimdan ciktigi anda hissettikleri o guvene. insanlar kandirilmak isterler. iste bunu da cok sevdigim bir adam soylemisti cok oncelerde. o zamanlar inanmiyordum. o zamanlar cok olmasa da onemli olan bir seyler vardi hala. simdiyse dunyaya bakiyorum. insanlara bakiyorum. ve inanin bana cok bambaska yerlerden. her zaman icin. bu yuzden komik oldugu dusunulen seylere gulemiyorum sanirim. bu yuzden her iddia bir hayalkirikligi getiriyor benim adima. bu yuzden cok fazla konusmuyor ve cok fazla yazmiyorum sanirim. artik. cunku, ben, hey ben, kendi adima, neyi nasil anlatacagimi cok iyi bilen ben, hani olmayan hisleri bile oldurabilecek kadar, kendini en iyi sekilde yazabilen ben, "neden bunu yapayim ki" diyor ve sadece gunleri kayit altina aldigim sikik bir defterle beraber yasiyorum.

aklimdan cok sey geciyor. gercekten. ama artik babami bile anlamaya basladigimi hissediyorum. kimseye herhangi bir his duyamiyorum burada. arkadassal, ailesel, sevgilisel. herkes icin her zaman cok yakin ama cok uzak olabilecek biriyim. butun bunlari kabullenebilmek icin sancilar gerekti. sancilar yasadim. sancilari da kabullendim. butun bunlari da.

onemli olanin ne oldugunu bilmiyorum. belki de sorun o. neye yonelsem bir baska yon daha diyorum. bir baskasi daha. birileriyle sevisebilirim. sadece bedensel kaygilarla. ama yapmiyorum bunu. sadece sarilmak istiyorum. sadece kucucuk bir temasla bile bir insanla aramda bir seyler aksin, gitsin istiyorum. birilerini icimde hissetmek istiyorum ben artik. ruhsal bir seks gibi bu. cok fazla aska yonelik ama asktan cok fazla bagimsiz. cunku bizler bunlarin adamlari degiliz. sigara icer, icki icer, onu bunu icer, insanlari dinler, yazi yazar ve bukowski gibi piclere tapariz. bizler dunyadaki en sorumlu insanlar da olsak, anne-baba olamayiz. bizler sevgili de olamayiz. bizler dost da olamayiz. cunku su dunyada olup olabilecek en hain adamlariz. olay bundan ibaret. zihinlerimiz baktigi yeri gormedikce. hani bir dusunce etrafinda her acidan bakabilmek adina otuzbin tur dondukce. sabit kalamadikca bir seylerde, bir yerlerde, birilerinde, belki bizler insan bile olamayiz.

butun bunlari kabullenebilmek icin sancilar gerekti. sancilar yasadim. kabullendim.

olabilecegim seyler hakkinda hicbir fikrim yok. ama olamayacagim seyler hakkinda fikirlerim var. ben simdi cok karanlik bir yoldayim. bu kez gercek manada yalnizim. onumu goremiyorum. ama bir yerlere gidiyorum. bir yerlerde aydinlik var ama gozlerim karanliga alissa da, gorebildigim hicbir sey yok. sadece birine ihtiyacim var. o birine. onun kim oldugunu hissedebiliyorum. ama nerede oldugunu bilmiyorum. her sey o kadar yakin ama o kadar uzak ki. insan kendini aynadan yasiyor sanki. nasil birileri oldugumuzu bilmek icin, birilerinden bir seyler duymaya ihtiyacimiz var. birileri bize ne kadar iyi ya da ne kadar kotu olmadigimizi soylemeli. neden kendi basina yasayamiyoruz ki? neden o biri olmali? beni acitacagini bile bile. neden ben. sarilmak. istiyorum. sadece.

dusuncelerim, otursunlar diye sirf, o kadar cok beklediler ki. kendimi daha iyi hissedecegimi bile bile yine de. yine de. beklemeyi sectim. yazmayi degil.

simdiyse cok uzagim di mi. artik eski dalgalanmalarim yok belki de. cok sig bir duzlukteyim. hayatimi degistiriyorum. gorunumumu. insanlarimi. eskiden kafami yordugum her sey, simdi, en az bir yuzyil kadar uzaksa. belki de bunun adi buyuyor olmaktir. yine de kimsenin bilmedigi sekilde gercek manada dunyadaki en iyi insanim. cunku bana geldigi anda geri cevirecegim herhangi biri yok. vericek bir seyim kalmasin, dusuncelerim alinabilir. belki de kelimelerim. sadece cok fazla dusunmeye gerek yok. sadece dokunmamak gerek belki de. hani onune bak. yuru. sag ya da sol degil ezgi, senin yolun. senin yolun oncen ya da sonran da degil. biliyorum. hepsini biliyorum ama yapilabilecek seyler cok fazla kisitli. ama zihnimin icinde yasayan bir jude, yetmiyor artik. butun hayatima yormak istiyorum ama cekecegim acinin haddi hesabi yok. ve ben aci cekmekten cok once vazgectim. daha baska bir yol dedim. belki bu sokaktir. yok degil digeri.

neden gozlerim bu kadar cok insanlara takiliyor. elinde iki kahve kapida beliren biri de yok. kim oldugunu hissediyorum, ama ya suan, suan nerede o. ne yapiyor. aklindan ben geciyor muyum. cok kucukken dunya diye bir sey olmasa, yani orda burda gorduklerim, belki kasiyer bi kiz, belki simitci bi abi, belki sevdiklerim, belki ben olmamis olsam, yani her sey o zamanki zihnimle kapkaranlik olsa, ne olurdu diye dusunur ve bu dusunce zihnime girdigi gibi telasa kapilir, unutmak icin cok baska seylere yonelirdim. korkardim cunku. simdiki hayatim da korkutuyor beni. kucuk kaygilarim yok. ve sorumluluk duydugum insanlar olmasa belki de dunyadaki en pislik insana donusebilirdim en iyisiyken. ama o kadar sadik biriyim ki, kendimi aldatmam gerek ama yapamiyorum. her sey her nasilsa, oyle. butun bunlari megolomanlik olarak algilayan insanlar icin de bir haritam var, sag ust kose. kirmizi, x.

ben niye var oldum bilmiyorum. benden ne olabilir ki. istemiyorum kimseyi sevmek. istemiyorum deger vermek. geceleri almak istedigimi alip sabah da toz olmak istiyorum. isim, adres vermeden. birileri icin sadece zihinsel bir yanilsama olarak kalmak istiyorum. peki neden ezgi? cunku guclu insanlarin zaaflari olmaz, di mi. ne zamandan beri bu guc tutkun? peki ya neye karsi, neyden dolayi? hikayeni dinleyebilecek bir adam bile tanimiyorum. neden canini en inciten insana bile ofke duymuyorsun. neden surekli birilerini bu sekilde sasirtiyorsun. "nasil hala yuzume bakiyorsun ezgi" "nasil affedebilirsin ki beni, nasil olabilir bu" bilmiyorum diyorum butun bu sorulara. butun bu insanlara. her ne sikimse. gercek manada bilmiyorum ama sanki herkes bir baska cocugummus gibi. ben de iyi bir anneymisim gibi. her ne yaparlarsa, umursamiyorum. aciyi ben cektikce cok ilgili olmuyorum. ben asarim nasilsa. peki ya kendine ihanetin? olmasi gereken en onemli senken, sen varliginin farkinda bile degilsin. oyle genel yasiyorsun ki. oyle genel bakiyorsun ki. hicbir seyin cok da bir onemi olmamasi ve herkesin cok fazla onemli olmasi, sadece hayat adina, bundan daha dogal ne olabilir ki. konusman beni yoruyor. aynam olman bir isime cok fazla yaramaz acikcasi. hadi bana o karanliktaki yolu goster. elinde iki kahveyle gel ve bu dunya yok olsun artik. sadece an var olsun. biriyle otuz yil sonrami dusunecegime, o ana simsiki sarilir ve. ve ne ezgi. oyle biri yok. kimse, hicbir zaman, gelmeyecek. birileri onunden, yanindan gecip gidecek. sen sadece bakicaksin. ayni hayat gibi. hayatin gibi. sikici olmaya basliyorsun. noktali ve noktasiz sekliyle.

bir camel daha. siktir git bukowski, bu seferki sadece, benim icin.
inan bana, bunu kendime borcluyum.
sana oldugum kadar.
borcluyum.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

salya, sümük yaptın beni..

martılara simit atalım..

hadi gel..

istanbul..

Jude dedi ki...

gelecegimi biliyorsun. martilari da. ikimizi de biliyorsun. aglama. istanbul bizi bekler. hayat bizi bekler.

seni seviyorum.