<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254</id><updated>2012-05-23T18:50:46.885+03:00</updated><category term='hacı'/><category term='ağzına vurmak'/><category term='bok'/><category term='hoca'/><title type='text'>the dream of Zhuāngzǐ</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25'/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>293</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-2468735555255895031</id><published>2012-03-01T12:29:00.001+02:00</published><updated>2012-03-01T12:29:30.628+02:00</updated><title type='text'>ironi</title><content type='html'>bir paket sparta. bir buyuk de kozel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;caninin nasil yandigindan bahsetti biraz. sustu sonra. her seyin her seyden bagimsizligi gibi. uzerine cokmus kokularindan arindi once.&lt;br /&gt;biraz da yalan soyledi. insanin kendine uzakligini sordu sonra. aynalar da olmasa insan en cok kendi yuzune hasret kalirdi. ama simdi de dogru bir acidan degil.&lt;br /&gt;kendini herkesin gordugu sekliyle gormeyi bir turlu basaramiyor. cunku insan oldugunu biliyor ve bunun ne kadar acittigini. bir gun bir bara oturuyor. biranin ucuz, &lt;br /&gt;insanlarin suratsiz oldugu ve herkesin gelen yabanciya degisik gozlerle baktigi. derin bir cukura girmis gibi hissediyor kendini. &lt;br /&gt;ama artik eski korkulari yok. artik cok bir seyden cekinmiyor.&lt;br /&gt;annesini ozlemiyor o digerleri gibi. bir sekilde kendini sevdirmeyi herkes icin basariyor. ayakta kalacagi kuskusuz. &lt;br /&gt;sadece birazcik cani yaniyor ve birazcik da yalan soyluyor.&lt;br /&gt;ama ruyalar goruyor. herkesin gorduklerinden cok farkli degil. herkesten cok farkli hicbir sey yapmiyor zaten o. cunku herkes gibi ve herkes kadar oldugunu biliyor. &lt;br /&gt;insanlarin hayatinda buyuk izler birakmiyor. insanlari kendine hayran edemiyor.&lt;br /&gt;tanrinin onu bir yerlerde birakip sonra kalan islerine bakip unuttuguna inaniyor. cunku mistik herhangi bir deneyimi yok. &lt;br /&gt;karanliktan korkmuyor, karanligin getirebilecegi seylerden de, cunku dusundugunde aklinda hicbir sey canlanmiyor.&lt;br /&gt;sadece biraz huzunlu. halbuki kucuk seylerden mutlu olmayi da biliyor, insanlari sevmeyi de. o an geldiginde her seyden vazgecmeyi de.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;butun bunlari cok duygusuz yapiyor ama cok duygusal en aslinda. sadece kendi yuzune hasret.&lt;br /&gt;sonra yetiniyor. avuciclerine bir goz atiyor once. &lt;br /&gt;herhangi bir hastaligi oldugundan hicbir doktor bahsetmedi. once beynini, sonra ic organlarini, en son da rahmini&lt;br /&gt;inceleyen hicbir doktor, ona olumcul bir hastaligi oldugundan, cektigi sancilarin sebeplerinden, varligindan dahi bahsetmedi. tibbin henuz bu kadar ilerlemedigine &lt;br /&gt;inaniyor 21.yy da yasasa dahi. ama sonra yetiniyor. bildikleriyle ve bilecekleriyle. insanlarin ne dusunduguyle ilgilenmiyor, insanlarin nasil yasadigiyla ilgileniyor&lt;br /&gt;o sadece. sonra kucumsuyor. elinde olmadan, bilinc disi bir seyleriyle. halbuki freud'a inanmiyor. nietzche'i var onun kuskusuz. ama yine de ondan uzak durmakla &lt;br /&gt;iyi ediyor. ondan ogrenebilecegi seyler yeni degiller. beyninden cok onceleri gecmis, kendini hangi cukurdan dogrultup da buralara vardirdigina kendi bile inanamiyor.&lt;br /&gt;insanlari sasirtmadigi olcude sasirtici biri aslinda. ama onunla kimse ilgilenmiyor ve bu onun icin olusabilecek en rahat yasama sekli. herkesten uzak, herkese yakin&lt;br /&gt;oldugu olcude. elini uzatsan dokunabilecegin bir yerlerde olur hep ama, kimse onun nerelerde iz surdugunu asla bilemez. bir gizemdir o cok insan icin. insanlarin &lt;br /&gt;metafizik olculerde, yatakta alabildigini alip, diledigince kullanip, sabahinda cekip gittigi ve bir daha ihtiyac duyana dek aramadigi biri. halbuki o kirginlik ya da &lt;br /&gt;utanci hicbir zaman tasimiyor. bir seyler hissedebildigi her ani, insan olabildigi icin kutsuyor. ki buna en cok aci dahil. ve cok zamandir mutlu ya da mutsuz herhangi&lt;br /&gt;bir his duymuyor. boyle zamanlar onu korkutuyor. cok baska bir boyutta hissedebiliyor o korkuyu. kendine disaridan biri gibi bakabildigi, ama kendini bilen biriymis&lt;br /&gt;gibi bakabildigi zamanlarda. hicbir zaman icinde bir seyler olusmuyor, sadece genel yasamak, onu acidan korudugu gibi, gercek manadaki bir yasama fiilinden de uzak&lt;br /&gt;tutuyor.&lt;br /&gt;-burada bir dip not dusmek gerek. insanin hayatindan duydugu kuskudan once, insanin varligindan duydugu kusku gelir. sen yoksan, hayatin yoktur, hayatina &lt;br /&gt;giren insanlar yoktur. bunlar hakkinda hissettigin seyler, bunlarin sana hissettirebilecegi seyler yoktur. insan varligindan kusku duyarsa, hayati altust&lt;br /&gt;olur. boyle biri hayatin gerekliligi varsayilan duzenden, duzenin getirdigi yasama seklinden uzaktir, boyle biri bu hayatta tutunamaz. hukuk kurallarindan,&lt;br /&gt;trafik kurallarina dek, bir insana duyulabilecek icten duygular haricindeki, yeri geldiginde yapilmasi gerektigine inanilan o tavirlar, yapmacik, yapisik,&lt;br /&gt;tiksinc sahte herhangi bir sozcuk ya da bir gulucuk, bu insan butun bunlari yapamaz. bunlar icin cabalamasi bile, dunyadaki en yorucu seydir.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendini anlatsaydi, boyle anlatirdi G. yazarlik adina bir egilimi ya da bir yetenegi yoktu. yani bunun uzerine hic dusunmemisti ya da hic yonlendirilmemisti. &lt;br /&gt;okudugu kitaplardan oykunmelerle, farketmeden biriktirdigi alinti cumlelerle. yapabilecegi sadece buydu. butun bu cumleleri karaladigi kagidi saatlerdir &lt;br /&gt;elinde tutuyor ve korku dolu gozlerle, bazen de huzunlenerek sadece bakabiliyordu. bir kadini boyle hayal etmek. kendiymis gibi, kendini anlayabilirmis gibi hayal &lt;br /&gt;etmek, kendi yasadigi gibi, kendi hissettigi gibi, gibi gibi'lerle birini kendine benzetmek, dunyanin bir kosesinde, ayni kendi 'gibi' birilerinin de olabilecegini&lt;br /&gt;hayal etmek onu cok milimetrik anlarda dahi olsa iyi hissettirebilen tek seydi. alkolun verdigi etkiyle ve hayati uzerine yogun dusunmenin verdigi bulaniklikla&lt;br /&gt;birlikte yuzunde garip bir ifade olusmustu ama bu ifadenin saatlerdir sahibi oldugundan haberdar degildi. yarattigi o kadina sahip olabilmek icin neler vermezdi.&lt;br /&gt;ayni umutsuzlugu tadan, ayni mutsuzlukta yasayan iki insanin diger insanlarla kurabilecegi imkani olmayan birlik, simdi, bu iki kisi icin ne kadar ideal ve ne kadar &lt;br /&gt;mutluluk verici olurdu. ama oyle biri yoktu. belki de vardi. dunyanin herhangi bir kosesinde, belki de, o da ayni seyleri hayal ediyor, o da yasadigi hayati bir &lt;br /&gt;kagit parcasina -kelimeleri sece sece, yanlis anlasilmalara musaade etmemek adina uzerinde dura dura, kalemi gucsuz bir elle tutarak, ve belki de o da kozel icerek-&lt;br /&gt;dokuyor ve 'belki de'.. aptal olduguna inandigi bu dusunceyi yarida birakti ve bir kufur savurdu. oyle bir hayat yoktu. oyle bir hayat varsaydi da cok uzaktaydi.&lt;br /&gt;ulasamayacagi kadar uzakta. diger insanlarin karakterleri hakkinda dusunuyordu. insanlar ya titiz ya da temiz olabiliyorlar, ya hircin ya da uysal davranabiliyorlardi.&lt;br /&gt;kendini dusundugunde herhangi bir sifata ulasamiyordu. kotu dusuncelerden cogunlukla uzakti. yani etik olarak bir kotuye kotu olarak yaklasip bunun hakkinda duyulan&lt;br /&gt;kotu hisleri paylasmasi disinda, akliyla herhangi bir yere varmiyordu. kiskandigi, tiksindigi, nefret ettigi ozel birine sahip degildi. bunun yaninda, sahip olmak&lt;br /&gt;istedigi, ona mutluluk veren, onu guvende hissettiren herhangi biri de yoktu. insanlari neyle ve nasil kucumseyebildigi uzerine dusunmeye basladi bunun sonrasinda.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-2468735555255895031?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/2468735555255895031/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=2468735555255895031&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/2468735555255895031'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/2468735555255895031'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2012/03/ironi.html' title='ironi'/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-6842658932239857591</id><published>2012-02-06T09:51:00.001+02:00</published><updated>2012-02-06T09:51:52.408+02:00</updated><title type='text'>sunset 28</title><content type='html'>&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt; &lt;o:OfficeDocumentSettings&gt;  &lt;o:AllowPNG/&gt; &lt;/o:OfficeDocumentSettings&gt;&lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt; &lt;w:WordDocument&gt;  &lt;w:View&gt;Normal&lt;/w:View&gt;  &lt;w:Zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;  &lt;w:TrackMoves/&gt;  &lt;w:TrackFormatting/&gt;  &lt;w:HyphenationZone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;  &lt;w:PunctuationKerning/&gt;  &lt;w:ValidateAgainstSchemas/&gt;  &lt;w:SaveIfXMLInvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;  &lt;w:IgnoreMixedContent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;  &lt;w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;  &lt;w:DoNotPromoteQF/&gt;  &lt;w:LidThemeOther&gt;CS&lt;/w:LidThemeOther&gt;  &lt;w:LidThemeAsian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;  &lt;w:LidThemeComplexScript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;  &lt;w:Compatibility&gt;   &lt;w:BreakWrappedTables/&gt;   &lt;w:SnapToGridInCell/&gt;   &lt;w:WrapTextWithPunct/&gt;   &lt;w:UseAsianBreakRules/&gt;   &lt;w:DontGrowAutofit/&gt;   &lt;w:SplitPgBreakAndParaMark/&gt;   &lt;w:EnableOpenTypeKerning/&gt;   &lt;w:DontFlipMirrorIndents/&gt;   &lt;w:OverrideTableStyleHps/&gt;   &lt;w:UseFELayout/&gt;  &lt;/w:Compatibility&gt;  &lt;m:mathPr&gt;   &lt;m:mathFont m:val="Cambria Math"/&gt;   &lt;m:brkBin m:val="before"/&gt;   &lt;m:brkBinSub m:val="&amp;#45;-"/&gt;   &lt;m:smallFrac m:val="off"/&gt;   &lt;m:dispDef/&gt;   &lt;m:lMargin m:val="0"/&gt;   &lt;m:rMargin m:val="0"/&gt;   &lt;m:defJc m:val="centerGroup"/&gt;   &lt;m:wrapIndent m:val="1440"/&gt;   &lt;m:intLim m:val="subSup"/&gt;   &lt;m:naryLim m:val="undOvr"/&gt;  &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt;&lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt; &lt;w:LatentStyles DefLockedState="false" DefUnhideWhenUsed="true"   DefSemiHidden="true" DefQFormat="false" DefPriority="99"   LatentStyleCount="267"&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="0" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Normal"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="heading 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 4"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 5"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 6"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 7"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 8"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 9"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 4"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 5"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 6"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 7"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 8"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 9"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="35" QFormat="true" Name="caption"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="10" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Title"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="1" Name="Default Paragraph Font"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="11" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtitle"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="22" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Strong"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="20" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Emphasis"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="59" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Table Grid"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Placeholder Text"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="1" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="No Spacing"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Revision"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="34" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="List Paragraph"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="29" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Quote"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="30" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Quote"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 1"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 2"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 3"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 4"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 4"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 4"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 4"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 4"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 4"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 4"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 4"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 4"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 4"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 4"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 4"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 4"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 4"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 5"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 5"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 5"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 5"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 5"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 5"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 5"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 5"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 5"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 5"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 5"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 5"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 5"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 5"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 6"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 6"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 6"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 6"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 6"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 6"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 6"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 6"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 6"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 6"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 6"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 6"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 6"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 6"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="19" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Emphasis"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="21" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Emphasis"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="31" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Reference"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="32" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Reference"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="33" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Book Title"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="37" Name="Bibliography"/&gt;  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" QFormat="true" Name="TOC Heading"/&gt; &lt;/w:LatentStyles&gt;&lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt;&lt;style&gt; /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable  {mso-style-name:"Normální tabulka";  mso-tstyle-rowband-size:0;  mso-tstyle-colband-size:0;  mso-style-noshow:yes;  mso-style-priority:99;  mso-style-parent:"";  mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;  mso-para-margin-top:0cm;  mso-para-margin-right:0cm;  mso-para-margin-bottom:10.0pt;  mso-para-margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} &lt;/style&gt;&lt;![endif]--&gt; &lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none; text-autospace: none;"&gt;&lt;span lang="EN" style="mso-ansi-language: EN; mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Calibri; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;aslinda dokundu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none; text-autospace: none;"&gt;&lt;span lang="EN" style="mso-ansi-language: EN; mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Calibri; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;kimilerinin gelebilecegi yerlerden gayretle, insanin insana uzakligi, insanin insana ihtiyaci tanimlanir gibi degil, sen ve ben gibiler icin bile. aslinda dokundu. biraz. hayatin insanlar adina korkutuculugu, anne-baba-ev kavramlarindaki once bedenini, sonra cevreni, aslinda hayatini cevreleyen duvarlarla sokaktaki kotuluklerden, soguktan, geceden, ayyaslardan, sarhoslardan, kotu adamlardan, bicak kesiklerinden, kursun yaralarindan, tinerden, baliden, evsizlerden, aclardan, dinsizlerden, siyasetten, seksten, yabancilardan, dinden, adaletten, intihardan, siirden, senin gibi dusunmeyenlerden korundugun bir yasama seklinden tek basina, eline, iki uc sokak otedeki pasajin, demirleri pas tutmus kapisindan girerek, kucuklukten ve yoksulluktan sikis tikis bi dukkanindan baba parasiyla aldigin ucuz bavulunu takarak, icine sicak yaz gunlerinde ve soguk kis gecelerinde giyebilecegin turden butun giysilerini doldurarak, sokaga, kotuluklere, yabancilara, parasizliga, yalnizliga, soguga, karanliga gidisin. kimseye guvenmemen ogretilmistir sana. "aman kizim" denmistir, "dikkat et o'na". bir yerden sonra ogretilerin bir anlami yoktur. bir yerden sonra hicbir seyin bir anlami yoktur. insanlara guvenirsin, insanlara guvenmemen gerektigini ogrenirsin. ama hayatin her zaman icin senin yasadiklarindan ibarettir. televizyonu acar, acilara bakar, uzulur, huzunlenir, dusunur, dusler, sonra bir isin ciktiginda ya da artik uyuman gerektiginde televizyonu kapatir, kendi hayatina donersin. izledigin sey bir gercekten daha cok huzunlu bir filmin bitmis olmasi gibidir. bunun gercekligini kendi hayatinda tatmadikca hissedemezsin. baskalarinin acilarina bu yuzden dahil olmak, baskalarini anlamak, baskalarina yardim edebilmek turden seyler sadece insanin insani ve insanin kendini kandirmasi gibidir. insan dedigin yalnizdir cunku.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;insan dedigin bir erkegin ve bir kadinin zevk ihtiyacindan dogan bir seydir cunku. insan dedigin hayatina girilebilecek bir sey degildir, hayatina eslik edilebilecek bir seydir yalnizca. bunu bazen bir anne yapar, bazen bir baba, bazen bir arkadas, bazen bir es, bazen bir yabanci, bazen bir cocuk. bu yuzden gittiklerinde, bu yuzden gidildiginde, hayatin uzerine kurulan cumleler, hayatin anlami ya da anlamsizligi uzerine yazilan siirleri hep garipsemisimdir. ben elimdeki kirmizi cirkin bavulumla once odamdan, evimden, sonra sokagimdan, ilimden, ulkemden giderken, sadece gitmis oldugumu hissetmistim. ne yaptigimi, neden yaptigimi bilmiyordum, ucakta, yanimda hic tanimadigim ve hic tanimayacagim iki adamla birlikte otururken. iki uc saat sonra her sey muhtemelen bitmis olacakti ve ben de hic bilmedigim bir ulkenin sokaklarinda yuruyor olacaktim. neden bu yolu secmistim? neden hayatimi en karmasik haliyle birakip cekip gitmek kendim adina en adil olaniymis gibi gozukmustu? neden isleri daha da karistiracagini bile bile elime o kirmizi cirkin bavulu takip buralara gelmistim? aklim bir bosluktan ibaretti. kendimi buyuk bir caresizligin icinde hissetmis ve gitmekten baska bir carenin kalmadigini cok derinimde hissetmistim. insan dedigin olurdu de, yasadigi gibi. butun kurallardan, normlardan, klasiklerden, bicimlerden, kaliplardan uzaga, cok uzaga yasamak gibi. hayatimi mahvederken bunu en bilincli halimle ve en her seyi goze alabilecek cesaretin sahibiyken yapiyor oldugumu biliyordum. sonradan adinin pavlo oldugunu ogrendigim italyan bir cocuk karsiladi beni. gulumsuyordu. yolculugumun nasil gectigini soruyor ve bana yardimci olmaya calisiyordu. ve yine sonradan adinin duncan oldugunu ogrendigim -digerini bir daha hic goremedigimden adi hakkinda hicbir bilgim yoktu- iki hongkonglu cocugun yanina gittik. birlikte az biraz konustuk. musluman olup olmadigim sorulmustu -simdi nedenini hatirlayamadigim bir konudan gelinmisti buraya- saliyesel bir tereddutle "hayir" derken bu cevabimla kendimi daha iyi hissetmistim. havaalaninin onunde, bavullarimizin uzerinde oturuyor ve cevreye merakla karisik bir sakinlikle bakiyorduk. gozlerindeki o parlak isigi gordugumde -umutlar, beklentiler, hayaller demekti bu- kendi gozlerimde de ayni isigin olup olmadigini merak ettim. cunku icim bir bosluktan ibaretti, ayni aklim gibi. sadece dusunemedigimi hissediyordum cok dusunuyor gozuksem bile. koyu renklerde, dar bir kotum, acik gri sandaletlerim ve siyah kisa kollu bir tisortum vardi uzerimde. saclarim kahverengiydiler ve belime dek uzaniyor ama belli bir sekli ya da modeli olmadigindan sikici gorunmuyorlardi. katka adindaki cek kizin icten tavrindaki sicaklik, her seyin daha iyi olacagina inanmamda bana yardimci oluyordu ve bes kisilik bir grup olarak mavi bir taksiye bakiniyorduk. bana cok uzun gelen bir bekleyisten sonra taksimiz geldi ve Prag sehri hakkinda yuzeysel bir fikir edinmemizi saglayan yolculugumuza basladik. sokaklarin boslugu ve gordugum manzaralar bile zihnimde herhangi bir dusunce olusmasina yardimci olmuyordu. kendimi akisa birakmistim ve simdinin birkac dakika sonrasi hakkinda herhangi bir tahmin yurutemeyecegim yeni hayatima baslamistim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none; text-autospace: none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none; text-autospace: none;"&gt;&lt;span lang="EN" style="mso-ansi-language: EN; mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Calibri; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;butun bunlarin uzerinden ne kadar cok zaman gecmisti halbuki. bircok insan, bircok millet, bircok dil gormus, bircok adam tanimis, ikinci bir sampuan almaya ayiracak para bulamayacagimi bildigimden sampuani idareli kullanmis, sadece "garip" olarak nitelendirilebilecek bir disiplinin altina girmis, yanlis olarak nitelendirilebilecek seyler yapmistim. meksikali, silili, kanadali, japonyali insanlarla ayni masada ayni anda cok kereler oturmus, ayni seylere gulmus, ayni seylere kizmistim. hayatimda anne-baba-ev kavrami yoktu artik. okul-sinav kavrami yoktu. toplum-insan kavrami da. ozgurdum. garip nitelikli disipline edilisim haric -programimin muduru benim gibi birinin bu disiplin altinda yasamasi gerektigini, ileride, bulundugum konumdan ust insanlarin kuracagi cumlelerden, yaptiracaklari seylere kadar her seye aliskin ve hazir olmam gerektigini soyledigi icin, ne kadar "mutsuzum" desem de "hayatin boyunca mutlu olamazsin ezgi" diyebildigi icin, kendimi siniyor ve daha cok sey ogrenmek adina her seye katlanmaya calisiyordum- yine de mutsuz bir hayattan gelmisseniz ve bu cumleyi cok baska bir ulkedeki cok baska bir hayatinizda dahi duyabiliyorsaniz, bu duruma once guler sonra da her seyi kabullenip bir sekilde hayatinizin ancak boyle yasanabilecek bir sey olmasi gerektigine falan inanabilirsiniz. zaman, dusundugunuzde, "agir gecen ama sonradan donup baktiginizda "cok cabuk" olarak nitelendirebileceginiz" bir seydi burada. insanlar sizin hakkinizda cok fazla dusunuyor, fikirler yurutuyor ve orada ne yapiyor oldugunuzla gereginden cokca ilgileniyorlardi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none; text-autospace: none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none; text-autospace: none;"&gt;&lt;span lang="EN" style="mso-ansi-language: EN; mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Calibri; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;bu kadar kisa surede kazandiginiz bu seyleri, bu kazanirken bile onlari cok kisa bir sure icinde kaybedeceginizi bildiginiz seyleri hayatiniz boyunca unutmayacaginizi her seyden daha iyi biliyordunuz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-6842658932239857591?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/6842658932239857591/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=6842658932239857591&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/6842658932239857591'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/6842658932239857591'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2012/02/sunset-28.html' title='sunset 28'/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-6874327107282167108</id><published>2011-12-28T02:45:00.000+02:00</published><updated>2011-12-28T02:45:22.048+02:00</updated><title type='text'>Olöf Arnalds - Madrid</title><content type='html'>&lt;iframe src="http://www.youtube.com/embed/BvCPfIrqxHs?fs=1" allowfullscreen="" frameborder="0" height="270" width="480"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="vertical-align: top;" width="20px" align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td style="vertical-align: top;" width="280px" align="left"&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="GMUUXGEDI2B"&gt;&lt;table class="GMUUXGEDJ2B" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="vertical-align: top;" align="left"&gt;&lt;div class="GMUUXGEDL2B"&gt;Bugünkü sayfa görünümleri&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;td style="vertical-align: top;" align="left"&gt;&lt;div class="GMUUXGEDH2B"&gt; 0&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;table class="GMUUXGEDJ2B" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="vertical-align: top;" align="left"&gt;&lt;div class="GMUUXGEDL2B"&gt;Dünkü sayfa görünümleri&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;td style="vertical-align: top;" align="left"&gt;&lt;div class="GMUUXGEDH2B"&gt; 33&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;table class="GMUUXGEDJ2B" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="vertical-align: top;" align="left"&gt;&lt;div class="GMUUXGEDL2B"&gt;Geçen ayki sayfa görünümleri&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;td style="vertical-align: top;" align="left"&gt;&lt;div class="GMUUXGEDH2B"&gt; 553&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;table class="GMUUXGEDJ2B GMUUXGEDK2B" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="vertical-align: top;" align="left"&gt;&lt;div class="GMUUXGEDL2B"&gt;Şimdiye kadarki toplam sayfa görünümleri&lt;/div&gt;&lt;div class="GMUUXGEDL2B"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="GMUUXGEDL2B"&gt;bugünün şerefine&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;td style="vertical-align: top;" align="left"&gt;&lt;div class="GMUUXGEDH2B"&gt;9.034&lt;/div&gt;&lt;div class="GMUUXGEDH2B"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="GMUUXGEDH2B"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="GMUUXGEDH2B"&gt; &lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-6874327107282167108?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/6874327107282167108/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=6874327107282167108&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/6874327107282167108'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/6874327107282167108'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/12/olof-arnalds-madrid.html' title='Olöf Arnalds - Madrid'/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/BvCPfIrqxHs/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-7846432813167203287</id><published>2011-12-06T00:25:00.001+02:00</published><updated>2011-12-06T00:26:32.805+02:00</updated><title type='text'>bizi vururlar</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: arial narrow,sans-serif; font-size: x-small;"&gt;yalındı. duru bir göktü yüzü. &lt;br /&gt;ona aşık olduğuma yemin edebilirdim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gençtim  o zamanlar. bir bira şişesi kutsuyordu bedenimi çoğunluk. adamlarla  sevişiyordum. benim seçiciliğim yönetiyordu dünyayı ve insanlarım  mutluydular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;bir gün devrim oldu. bu kenti yıktılar. &lt;br /&gt;ve biz sevişemedik hiçbir zaman.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; neden diyordu, ellerini neden aldılar senin&lt;br /&gt;suçluydum dedim. çünkü bu insanları ben çok sevdim&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; gitme diyordu. kaçalım buralardan ve ellerin bir gün geri dönebilir, bu şehirler yeniden var olabilir&lt;br /&gt;şş, sessiz ol şimdi. yoksa bizi vururlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neden diyordu, ellerini neden aldılar senin.&lt;br /&gt;devrim oldu. bu kenti yıktılar. &lt;br /&gt;biz sevişemedik. hiçbir zaman.&lt;br /&gt;suçluydum dedim. çünkü ben bu insanları çok sevdim.&lt;br /&gt;gitme diyordu. kaçalım buralardan ve ellerin bir gün geri dönebilir. bu şehirler yeniden var olabilir.&lt;br /&gt;neden diyordu. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial narrow,sans-serif; font-size: x-small;"&gt;neden.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;yalindi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial narrow,sans-serif; font-size: x-small;"&gt;duru bir gok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial narrow,sans-serif; font-size: x-small;"&gt;tu yuzu.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial narrow,sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ona asik olduguma yemin edebilirdim.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-7846432813167203287?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/7846432813167203287/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=7846432813167203287&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/7846432813167203287'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/7846432813167203287'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/12/bizi-vururlar.html' title='bizi vururlar'/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-5025837810032754133</id><published>2011-12-04T16:45:00.001+02:00</published><updated>2011-12-04T16:45:30.311+02:00</updated><title type='text'>idrak</title><content type='html'>simdi 3 saat 21 dakika uyumus bir bedenle, bir yerlerde oturmus, sigara iciyorum ve acik zihnimin tadini dinleyebilecegim en sikik muziklerle cikariyorum. bir kahvem eksik. elinde iki kahve, kapida benim icin gorunebilecek birine oyle cok ihtiyacim var ki. camel. sigaralarimin uzerine "camel sihirliydi, bukowski icin" yazarak sadece o pic icin iciyorum. bir gun biri de benim icin bunu yapabilmeli. polis geciyor. her polis gectiginde tedirgin oluyorum halbuki henuz kimseyi oldurmeye tesebbus bile etmedim. sanirim zihin katillerini de ariyorlar. sanirim artik uyandilar bir seyler adina. birini oldurmenin, birini yaralamanin sadece fiziki yollarla olmayacagina. bazi acilarin bedensel acilardan cok daha fazla can yaktigina. ama butun bunlari bilemiyoruz. cunku henuz. henuz tam olarak yasamis sayilamayacagiz hicbir zaman. her zaman eksik biliyor olacagiz. her zaman bir seyler icin cok gec oldugu kadar cok erken de olacak. ve sonra biz seninle, bir yerlerde oturacagiz. kapali bir alan olacak ama sigara icilebilecek. hicbir sey odemek zorunda da kalmayacagiz ama yine de paran yoksa endiselenme. iki kahve icin. her zaman. cebimde. bir yer var. kalbimde de. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;insanlar asik olabiliyorlar. insanlar birbirlerine deliler gibi baglanabiliyorlar. bense birgunnasilsabitecek ya da gececekolusuyla bir seylerin, oyle bir ilgiliyim ki. butun bunlara ozenmiyorum bile. ama inanilir bir sey mi bilmem. beni seven ya da bana asik oldugunu iddia edebilecek birkac adam tanidim. bir seylerin farkina vardiktan sonra o seylere tutulu kalmak benim icin cok zor. ne zaman insani bir seyler gorsem, ardima bakmadan bilmem kac kilometre hizla kactim. ben kactim. evet. simdi cok baska ulkelerde. cok baska insanlarlayim. yine de iyi seyler yapiyor oldugum soylenemez. yine de birine cok bagliymis gibi, dokunmuyorum kimseye, dokunmasinlar istiyorum, bana. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;halbuki diger insanlar icin her sey her zaman cok daha farklidir. hayatiniz oldugundan daha karmasiktir, daha basittir, daha yasanilasi ya da daha kacilasidir. kimse, kimseyi anlayamaz. iste tam bu yuzden. yine de onlari anladigima inanabilecek insanlar taniyorum. ve bu cumle icimde koca bir sir. insanlarin bunu duymaya ihtiyaclari var, "seni anliyorum ben, gercekten" sozcuklerinin agzimdan ciktigi anda hissettikleri o guvene. insanlar kandirilmak isterler. iste bunu da cok sevdigim bir adam soylemisti cok oncelerde. o zamanlar inanmiyordum. o zamanlar cok olmasa da onemli olan bir seyler vardi hala. simdiyse dunyaya bakiyorum. insanlara bakiyorum. ve inanin bana cok bambaska yerlerden. her zaman icin. bu yuzden komik oldugu dusunulen seylere gulemiyorum sanirim. bu yuzden her iddia bir hayalkirikligi getiriyor benim adima. bu yuzden cok fazla konusmuyor ve cok fazla yazmiyorum sanirim. artik. cunku, ben, hey ben, kendi adima, neyi nasil anlatacagimi cok iyi bilen ben, hani olmayan hisleri bile oldurabilecek kadar, kendini en iyi sekilde yazabilen ben, "neden bunu yapayim ki" diyor ve sadece gunleri kayit altina aldigim sikik bir defterle beraber yasiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aklimdan cok sey geciyor. gercekten. ama artik babami bile anlamaya basladigimi hissediyorum. kimseye herhangi bir his duyamiyorum burada. arkadassal, ailesel, sevgilisel. herkes icin her zaman cok yakin ama cok uzak olabilecek biriyim. butun bunlari kabullenebilmek icin sancilar gerekti. sancilar yasadim. sancilari da kabullendim. butun bunlari da. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onemli olanin ne oldugunu bilmiyorum. belki de sorun o. neye yonelsem bir baska yon daha diyorum. bir baskasi daha. birileriyle sevisebilirim. sadece bedensel kaygilarla. ama yapmiyorum bunu. sadece sarilmak istiyorum. sadece kucucuk bir temasla bile bir insanla aramda bir seyler aksin, gitsin istiyorum. birilerini icimde hissetmek istiyorum ben artik. ruhsal bir seks gibi bu. cok fazla aska yonelik ama asktan cok fazla bagimsiz. cunku bizler bunlarin adamlari degiliz. sigara icer, icki icer, onu bunu icer, insanlari dinler, yazi yazar ve bukowski gibi piclere tapariz. bizler dunyadaki en sorumlu insanlar da olsak, anne-baba olamayiz. bizler sevgili de olamayiz. bizler dost da olamayiz. cunku su dunyada olup olabilecek en hain adamlariz. olay bundan ibaret. zihinlerimiz baktigi yeri gormedikce. hani bir dusunce etrafinda her acidan bakabilmek adina otuzbin tur dondukce. sabit kalamadikca bir seylerde, bir yerlerde, birilerinde, belki bizler insan bile olamayiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;butun bunlari kabullenebilmek icin sancilar gerekti. sancilar yasadim. kabullendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olabilecegim seyler hakkinda hicbir fikrim yok. ama olamayacagim seyler hakkinda fikirlerim var. ben simdi cok karanlik bir yoldayim. bu kez gercek manada yalnizim. onumu goremiyorum. ama bir yerlere gidiyorum. bir yerlerde aydinlik var ama gozlerim karanliga alissa da, gorebildigim hicbir sey yok. sadece birine ihtiyacim var. o birine. onun kim oldugunu hissedebiliyorum. ama nerede oldugunu bilmiyorum. her sey o kadar yakin ama o kadar uzak ki. insan kendini aynadan yasiyor sanki. nasil birileri oldugumuzu bilmek icin, birilerinden bir seyler duymaya ihtiyacimiz var. birileri bize ne kadar iyi ya da ne kadar kotu olmadigimizi soylemeli. neden kendi basina yasayamiyoruz ki? neden o biri olmali? beni acitacagini bile bile. neden ben. sarilmak. istiyorum. sadece. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dusuncelerim, otursunlar diye sirf, o kadar cok beklediler ki. kendimi daha iyi hissedecegimi bile bile yine de. yine de. beklemeyi sectim. yazmayi degil. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;simdiyse cok uzagim di mi. artik eski dalgalanmalarim yok belki de. cok sig bir duzlukteyim. hayatimi degistiriyorum. gorunumumu. insanlarimi. eskiden kafami yordugum her sey, simdi, en az bir yuzyil kadar uzaksa. belki de bunun adi buyuyor olmaktir. yine de kimsenin bilmedigi sekilde gercek manada dunyadaki en iyi insanim. cunku bana geldigi anda geri cevirecegim herhangi biri yok. vericek bir seyim kalmasin, dusuncelerim alinabilir. belki de kelimelerim. sadece cok fazla dusunmeye gerek yok. sadece dokunmamak gerek belki de. hani onune bak. yuru. sag ya da sol degil ezgi, senin yolun. senin yolun oncen ya da sonran da degil. biliyorum. hepsini biliyorum ama yapilabilecek seyler cok fazla kisitli. ama zihnimin icinde yasayan bir jude, yetmiyor artik. butun hayatima yormak istiyorum ama cekecegim acinin haddi hesabi yok. ve ben aci cekmekten cok once vazgectim. daha baska bir yol dedim. belki bu sokaktir. yok degil digeri. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neden gozlerim bu kadar cok insanlara takiliyor. elinde iki kahve kapida beliren biri de yok. kim oldugunu hissediyorum, ama ya suan, suan nerede o. ne yapiyor. aklindan ben geciyor muyum. cok kucukken dunya diye bir sey olmasa, yani orda burda gorduklerim, belki kasiyer bi kiz, belki simitci bi abi, belki sevdiklerim, belki ben olmamis olsam, yani her sey o zamanki zihnimle kapkaranlik olsa, ne olurdu diye dusunur ve bu dusunce zihnime girdigi gibi telasa kapilir, unutmak icin cok baska seylere yonelirdim. korkardim cunku. simdiki hayatim da korkutuyor beni. kucuk kaygilarim yok. ve sorumluluk duydugum insanlar olmasa belki de dunyadaki en pislik insana donusebilirdim en iyisiyken. ama o kadar sadik biriyim ki, kendimi aldatmam gerek ama yapamiyorum. her sey her nasilsa, oyle. butun bunlari megolomanlik olarak algilayan insanlar icin de bir haritam var, sag ust kose. kirmizi, x. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben niye var oldum bilmiyorum. benden ne olabilir ki. istemiyorum kimseyi sevmek. istemiyorum deger vermek. geceleri almak istedigimi alip sabah da toz olmak istiyorum. isim, adres vermeden. birileri icin sadece zihinsel bir yanilsama olarak kalmak istiyorum. peki neden ezgi? cunku guclu insanlarin zaaflari olmaz, di mi. ne zamandan beri bu guc tutkun? peki ya neye karsi, neyden dolayi? hikayeni dinleyebilecek bir adam bile tanimiyorum. neden canini en inciten insana bile ofke duymuyorsun. neden surekli birilerini bu sekilde sasirtiyorsun. "nasil hala yuzume bakiyorsun ezgi" "nasil affedebilirsin ki beni, nasil olabilir bu" bilmiyorum diyorum butun bu sorulara. butun bu insanlara. her ne sikimse. gercek manada bilmiyorum ama sanki herkes bir baska cocugummus gibi. ben de iyi bir anneymisim gibi. her ne yaparlarsa, umursamiyorum. aciyi ben cektikce cok ilgili olmuyorum. ben asarim nasilsa. peki ya kendine ihanetin? olmasi gereken en onemli senken, sen varliginin farkinda bile degilsin. oyle genel yasiyorsun ki. oyle genel bakiyorsun ki. hicbir seyin cok da bir onemi olmamasi ve herkesin cok fazla onemli olmasi, sadece hayat adina, bundan daha dogal ne olabilir ki. konusman beni yoruyor. aynam olman bir isime cok fazla yaramaz acikcasi. hadi bana o karanliktaki yolu goster. elinde iki kahveyle gel ve bu dunya yok olsun artik. sadece an var olsun. biriyle otuz yil sonrami dusunecegime, o ana simsiki sarilir ve. ve ne ezgi. oyle biri yok. kimse, hicbir zaman, gelmeyecek. birileri onunden, yanindan gecip gidecek. sen sadece bakicaksin. ayni hayat gibi. hayatin gibi. sikici olmaya basliyorsun. noktali ve noktasiz sekliyle. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir camel daha. siktir git bukowski, bu seferki sadece, benim icin.&lt;br /&gt;inan bana, bunu kendime borcluyum.&lt;br /&gt;sana oldugum kadar.&lt;br /&gt;borcluyum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-5025837810032754133?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/5025837810032754133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=5025837810032754133&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/5025837810032754133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/5025837810032754133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/12/idrak.html' title='idrak'/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-6811671815048402112</id><published>2011-10-15T13:04:00.000+03:00</published><updated>2011-10-15T13:04:41.943+03:00</updated><title type='text'>pro hegesias</title><content type='html'>simdi cok alakasiz bir seyden bahsedecegim. bunu onemsemeyecegini biliyorum. nereden deme, biliyorum.&lt;br /&gt;ne renksiz. hayir. yalnizca benimki degil. &lt;br /&gt;bazen buna paralel giderken. ya oyleyse`nin verdigi bi ic kararticilik. hani bilirsin ki inanirsin sen her seye. sen zaten cok okursun. senin imkanli ve imkansizin, senin aklinin alabilecegi ve alamayacagi seyler normal duzene dik bir aci. ne renkli. hayir. yalnizca ben ve benimki. degil. hayat. alkol. hayal. guzel. kafa. soylu. iste buna da algida secicilik diyorlar&lt;br /&gt;bu gece bir guzel icecegim. prag sokaklarinda. absinthe icecegim para bulursam eger. bulamazsam sadece billaya gider ve 1 liralik biralara danisirim ben de. onlarla konusmak ne kadar guzel oluyor bazen. sonra ben ne zaman metroya binsem hep satanistleri dusunurum. neden dersen bilemem sonra insanlara bakarim ama insanlar bunu garipser. neden oyle bilmiyorum .ben sadece bakmak istemistim bayim bunun sizi oldurecegini sanmiyorum.demek istiyorum. belki de buralarda bir yerdesindir. iyi bir seyler okuyorsundur simdi ve guzel de iciyorsundur. yo belki de cok dayanikli degilsindir alkole belki seni esir alsin istiyorsundur.belki sen de sadece yasamak istemiyorsundur belki sen yasarkenki olumu tatmak istiyorsundur.&lt;br /&gt;cunku dahil olman gereken bir nokta var ve ben cok iyi biliyorum. sadece senin icin, serefe&lt;br /&gt;Jude.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-6811671815048402112?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/6811671815048402112/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=6811671815048402112&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/6811671815048402112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/6811671815048402112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/10/pro-hegesias.html' title='pro hegesias'/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-2131351988147978256</id><published>2011-09-29T18:49:00.001+03:00</published><updated>2011-09-29T18:49:41.289+03:00</updated><title type='text'>Prague</title><content type='html'>merhaba dunya. hayatimin en zor gunlerini yasiyorum. ama hala yasiyorum. buradaki hicbir sey bana ait degil. bana ozgu degil. bana ragmen bile degil. tahammulu zor. tahayyulu imkansiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve sizi ne derece ozlemis olabilecegim dusunulemez bile.&lt;br /&gt;donecegim ama.&lt;br /&gt;deli gibi donecegim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-2131351988147978256?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/2131351988147978256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=2131351988147978256&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/2131351988147978256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/2131351988147978256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/09/prague.html' title='Prague'/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-6427570587737560784</id><published>2011-09-06T11:26:00.001+03:00</published><updated>2011-09-06T11:26:13.771+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>güneşin altında geçen 3,5 saat sonunda, vizemi almış bulunmaktayım ve size veda etmeden gitmek istemedim. ben burada yaşadım ve ben burada öldüm, bu böyle bilinsin. hoşçakalın. &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-6427570587737560784?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/6427570587737560784/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=6427570587737560784&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/6427570587737560784'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/6427570587737560784'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/09/gunesin-altnda-gecen-35-saat-sonunda.html' title=''/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-6460226789082437998</id><published>2011-08-11T20:14:00.000+03:00</published><updated>2011-08-11T20:14:30.783+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>her şeyin her zaman derin bir anlam içereceği gibi bir kaide yok. varsa da olmamalı. ezberleri yıkmak gibi tamlamalar ruhuma çok ağır geliyor. sadece gerek yok. richard bona mı. gülüşü gülüşünü hatırlatıyor ve deli olmamak bazen işten değil. bazen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi anlatabileceklerimin çok gerisindeyim. kullanmak istediğim sözcükleri kullanmak istemiyorum. tükeneceklerinden korkmak değil bu duygu. tükeneceğimden korkuyorum belki ondan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dünyanın en güzel gözlerine bakmak gibi. bakmadığını biliyorsun ama dünyanın en derin anlamı gizliyse en içerinde. hani biraz sevmek gibi bakıyorsa gözleri onun. hani biraz da can acıtıcı. hani nebileyim. çok zorlamıyorsa seni olman gerekenler adına. sadece öylece kalakal diyebiliyorsa gözleri biraz da. bir rengin bile gereği yoktur güzelliğin dışavurumu için. sadece bakakalırsın. dünyanın en güzel gözleriymiş gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bilir ki iyi konuşurum. bilir ki iyi susarım. bilir ki iyi yazarım. bilir ki iyi severim. bilir ki iyi olamam. bilir ki çok şey olamam. sorun tam da nerededir? sorun gitmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gitmektedir her şey. bir şeylerin peşinden birkaç hayalin birkaç kişinin. gitmektir sorun bilir bilinir bu gidilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok fazla derin bir anlam yüklememe gerek yok bu sözcüklere.&lt;br /&gt;türk dilinde koca bir yalan gizli ama&lt;br /&gt;hangi sözcük olduğunu asla söylemeyeceğim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gitmek gibi söylemeyeceğim hem de.&lt;br /&gt;kalakalacak bir gün herkes&lt;br /&gt;bakakalacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-6460226789082437998?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/6460226789082437998/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=6460226789082437998&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/6460226789082437998'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/6460226789082437998'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/08/her-seyin-her-zaman-derin-bir-anlam.html' title=''/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-429052304361436569</id><published>2011-07-30T21:09:00.000+03:00</published><updated>2011-07-30T21:09:34.768+03:00</updated><title type='text'>bir de</title><content type='html'>metal dinledikçe kendine gelen bir tipim ben öyle (dark tranquillity-ego drama). fazla takılmamak lazım sanırım en doğrusu. yirmi güne bu ülkeden toz olup gidiyorum ve yanımda götürebileceğim tek şey içine ne koysam bilemediğim ve henüz mevcut olmayan bavulum. evet benim bavulum yok. evet benim pijamam da yok. evet benim bornozum da yok. hiç de olmadı. özelime giriyim mi lan? yapiyim mi bunu? ben birine aşıktım abi. iyi dinle bak. adam "seni seviyorum" dedi lan bana. adam öptü lan beni. adam elimi tuttu lan. adam sarıldı bana. adam utanmadı benim gibi hatuna gül bile aldı. her şey oldukça yavşakça ve duygusalcaydı. sonra ne oldu abi? ertesi gün ne oldu? adam bir başkasıylaydı işte. ben göt oldum biraz. hani birkaç senedir aşıksan birine ve seninle böylesine dalga geçebiliyorsa. sanırım ağır bir puştluk hakimdir beynine ve vücuduna. şimdi ben bunu niye anlattım, onu da söyliyim. bu işlerle artık pek alakam yok benim. aşk acısı falan da çekmiyorum, umrumda da değil de. hani biraz da olsa güçlü biriyseniz insanlarca ve hatta kendinizce, biri sizle böyle ağır taşak geçiyorsa hani kalbinizi alıp bölüyorsa ortadan ikiye üzerinde on tur atıp bir de atlayıp zıplıyorsa üzerinde ve siz onu "eyvallah bebeğim" diyip yollayabiliyorsanız bir de. ha işte siz bensinizdir ve ben sizi çokça severim. en iyisi "koy göte" modudur. en sağlamı odur bak. abi biriyle sevgili olunca ne oluyor ki, ne olur ki. maksat nedir yani "aşkım cicim bicim" de, sonra bitsin. sana kalanı nedir üç beş nefretten ve çirkin hislerden ziyade. hani şimdi bir şeyler yaşamış olduğum için düşündüğüm şey değil bu tabi. ama her insana da insan gözüyle bakmak hatadır. her kendini çok iyi sananı çok iyi sanmak sadece aldanmayı ve aldatmayı getirir. ben aldatılmadım gerçi. benim hikayem bi garip, ki hep böyle oldu bu. ama göt gibi kalıyorsun ya orta yerde. benim kadar bunun üzerine taşak geçebilecek biri daha tanımadım. abi diyorum. bak işte sen buna da dayandın, adama köpek gibi aşıktın, adam da adamdı o zamanlar hani, hani büyüktü o sen liseliydin falan, sonra bir bakıyorsun ki ergen olan sen değil de oymuş. belki bir cinsel hazmış senin bütün o iyi niyetlerin. belki bi oyunmuş belki ezip geçmekmiş yalnızca. ha umrumda mı? değil. ha umrunda mı? değil. o da iyi ben de iyiyim. ama ben biliyorum ki şunu, şimdi benim elimi tutmaya devam etseydi o adam, şimdi beni öpmeye, şimdi bana beni sevdiğini söylemeye, bundan birkaç zaman geçerdi, bundan aylar yıllar geçerdi, biz kavga ederdik, biz anlaşamazdık, biz bir ya da her şekilde biterdik ve unutulurduk da. ama ağır bir şerefsizlikse yapılan, ama ağır bir şerefsiz değilse ya da olmadığını iddia ediyorsa karşı taraf, işte o zaman sen akla gelirsin. bugün gelmezsin. yarın gelmezsin ama bir gün mutlaka gelirsin. ha umrumda mı? asla. zaten sevgili cici bici olaylarına karışmaya hiç niyetim olmadı. aşk bir yanılgıydı diyelim hani bunca acıya rağmen diyelim bunu. yine de iyiyim ben. tek sorun şu. benim gibi adam oturmuş powerturk izleyip klip oyluyor attığı mesajlarla. ahah evet yapıyorum bunu, inanın bana. hırslanıyorum resmen istediğim şarkı çıkmadığında. nasıl da dalga geçiyorum tv karşısında oturup sadece yiyen ya da hiç yemeyen ve her zaman acılı şarkılar seçmek için mesajlarını harcayan ezgiye. abi diyorum. sen ne boksun. sen nerden çıktın ortaya da geldin sıçtın hayatıma. neyse ki yirmi güne toz oluyorum. peki ezgi en çok kimi özler? ezgi en çok burayı özler be abi. buraya gelip milletin neşesine, moraline sıçmayı özler. buraya gelip birilerince ergen, birilerince adam olmayı özler. ezgi özler be abi. çok özler yazmayı. hani elinde tutamadığı hayatını burada sabitlemiş gibi. elinde olmayan bavuluyla bindiğinde uçağına, aklından en çok buraya yazdığı satırlar geçer. siktir edelim ve metal dinlemekten vazgeçelim. zaten pop beynimi zehirliyor sadece. ne yaptığımı anlamaz bir halde birileri beni bir silkelesin diye bekliyorum. aşık da değilim artık. bir bok da değilim. ideal düzen sana göre değil abicim. ne zaman sana göre oldu? sen saçmasapan hayatların adamısın, sen dengesizliğin, sen doğrusal olmayacak her şeyin adamısın. bak duruşun bile bir eğri. bak tırnaklarını kemirmişsin bilmem neden. bak daha da hissediyorsun yaşadığını sen işler zorlaştıkça. sen biliyorsun da. yarın doğumgünün ve seni bu yüzden sevecek insanlar tanıyorsun bir günlüğüne de olsa. sen biliyorsun da abi. açarsın kitabını dalarsın dünyana. sen sadece. sadece yaşa.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-429052304361436569?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/429052304361436569/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=429052304361436569&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/429052304361436569'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/429052304361436569'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/07/bir-de.html' title='bir de'/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-8186587086705341416</id><published>2011-07-13T11:11:00.000+03:00</published><updated>2011-07-13T11:11:28.897+03:00</updated><title type='text'>aradaki zamanın özeti</title><content type='html'>19 Ağustos 2011 - 30 Haziran 2012&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CZE&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-8186587086705341416?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/8186587086705341416/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=8186587086705341416&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/8186587086705341416'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/8186587086705341416'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/07/aradaki-zamann-ozeti.html' title='aradaki zamanın özeti'/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-7441566581638362895</id><published>2011-06-28T21:32:00.000+03:00</published><updated>2011-06-28T21:32:33.596+03:00</updated><title type='text'>far from home</title><content type='html'>çok konuşmayalım bugün, olur mu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biraz kafa karıştırıcı. biliyorum çok fazla bağdaşamaz sözcükler bütün bunlar. herhangi bir anlam kaygısı gütmeyeceğim, onu da biliyorum. çok fazla konuşmak istemedim bugün seninle. zamanımın nasıl geçtiğinden, hayatımdan belki. her şeyi söylemek istediğin zamanlar vardır ya bazen. ben yaşamadım hiç onu. bir şeyler hep sana ait olmalıymış gibi. hayatın, sadece sana özgü kalması gereken zaman dilimleri. günler geçer. insanlar geçer. sen bile sen olmazsın ya bir yerden sonra. hani edebi sözcükler kuramazsın, romantik hikayeler anlatamazsın ama konuşulabilecek sözcükler tükenmezler. bir ağacı anlatırsın mesela eskiden bir insanı nasıl anlattınsa. nasıl temellere oturttunsa insanlarını, şimdi sadece bir ağaç vardır mesela. uzun uzun baktığın ve sana pek bir şey anlatmayacak bir ağaç. dallarını kırdığında ve yapraklarını yolduğunda, artık eskisi gibi görünemeyecek bir ağaç. artık eskisi gibi olamayacak bir ağaç. bu bir benzetme sanırsın şimdi okusan. okusan, bilmezsin ki ben sevmem benzetmeleri ve daha nicesini. benim neyi nasıl anlatabildiğimi. sen pek çok şeyi bilmezsin ki. ve bu biraz kafa düzücü olmaya başladı. biliyorum ve biliyorum. kelimelerle oynayabilirsin şimdi. binlerce anlam çıkarabilirsin binlerce anlamsız sözcükten. anlamı ne yaratır. senin gördüğün gibi görünmezken hiçbir şey. hayat o kadar öznel bir şey ki. işte belki sana bunu anlatamazdım. belki anlatırdım da ama bir önemi yok ve. bilmiyorum, o kadar işte. aslında sen diye biri yok. aslında yazdığım şeylerin nedenini bilmeden yazıyorum. çünkü bir kaygım yok. aslında kaygım çok ama. şimdi ben neredeyim ve şimdi ben kimim. sadece bir sayı: 18. dahası anlatılamaz. dahasını benden sormayın. güzel şarkılar dinleyelim ve biraz da içelim. ben kafam güzelken konuşabilirim insanlarla sadece. gerisi zaman kaybı. kafam güzelken anlatabilirim ancak aklımdan aynı anda geçebilen binlerce şeyin varlığını. insanlar üzücüdür çünkü. sen küçücükken, bir bebekken belki de ve hiçbir şeyden haberin yokken, yaşamanın ya da ölmenin, ailenin, hırsların, zamanların, kayıpların, sadece minicik ellerin vardı ve o kadarcıktın aslına bakarsan. ellerin kadardın. kimse de üzmek istemezdi seni. sen ağladıkça, ağlama isterlerdi, belki merak ederlerdi sebeplerini. bir sebebin de olmak zorunda değildi. ama şimdi ağlayamazsın eskisi gibi. şimdi gülemezsin de öyle kolayca. şimdi ellerin bile suçlular. yaşadıkça farkına varırsın ki her şeyin bir nedeni olmak zorundadır sanki. nedensizce olagelen binlercesi varken ve sıçarken hayatına. insanlar sürekli "neden" de "neden" derler sana. bakarsın yüzlerine ve içinden pek bir şey geçmez. şarkılar dinlersin ve güzeldirler, zamanla dinlemekten vazgeçersin. filmler izler, kitaplar okursun. yine vazgeçersin. insanlar seversin, insanlar vazgeçerler, bilmezsin. sen de yaşamaktan vazgeçersin bir süre sonra. ölüm gibi değildir bu. ellerin yok olmuş gibi gelir. yapacağın bir şey olmayan zamanlarda hani. yazmak istesen de olmaz. tutamaz ve tutunamazsın ama pek bir önemi de olmaz. aslında hiçbir şeyin bir önemi olmaz bir zaman sonra. sanki bu cümleyi daha önce de kurmuştum, biliyor musun, bunun bile bir önemi yok. benim bile bir önemim yok. 21:31. ve sana hayatın tam da şu andan ibaret olduğunu anlatamazdım. bu biraz kafa öldürücü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;boşversene. çok konuştum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-7441566581638362895?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/7441566581638362895/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=7441566581638362895&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/7441566581638362895'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/7441566581638362895'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/06/far-from-home.html' title='far from home'/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-1346233166541215678</id><published>2011-06-20T12:08:00.000+03:00</published><updated>2011-06-20T12:08:08.104+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>durmaksızın kusabilirim insanların insanlığına baktıkça.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;baba.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-1346233166541215678?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/1346233166541215678/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=1346233166541215678&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/1346233166541215678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/1346233166541215678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/06/durmakszn-kusabilirim-insanlarn.html' title=''/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-388361106725268367</id><published>2011-06-15T19:59:00.000+03:00</published><updated>2011-06-15T19:59:45.640+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>mesela şimdi. sol göğsümle ilgili konuşurken yanından geçtiğim bir adamın bana dik dik bakıyor oluşu fazla komik geliyor abi. konuşucak konum kalmadı ve sol göğsümden bahsetmek istedim, sağ değil. bence bunda bir sakınca yok. bana sorsaydınız, insanlar her şeyi konuşabilmeliydi. bir adam nasıl seks hayatını övünerek anlatabiliyorsa. bir kadın da övünerek anlatabilmeliydi saklayacağına. neden bu kadar eşitlikçiyim anlamıyorum. sanırım hepsi babamın suçu. komünize edilmiş bütün düşüncelerim için beni değil babamı suçlamalılar, ben buna inanıyorum. dün gece tanrının varlığını sorgularken bir köyde, bir bahçede, yıldızlar altında ve yapayalnız bir hatunla, neden ağlamaya başladığını, neden benim için bir şeyler yapamadığı için bu derece üzgün olduğunu vb bir çok şeyi, hiçbir zaman anlayamayacağımı sanırdım. ama büyünebiliyormuş. sol göğsüm. bence üzerine geyik yapabilmek açısından çok da kötü bir tercih değildi, adamın neden hayatı bu kadar zorladığını anlamıyorum. yani neden onun bakış açısının bir ürünü olmalıydım ki sırf onunla aynı sokakta yürüyor olduğum için. nebileyim. sonuç olarak her insan için her şeyin anlamı bambaşka. şimdi ben sana canım derim. sen çok özel bir şey görürsün bunu. şimdi ben sana canım derim. çokça basit bir şeydir. bence çok fazla kasıyoruz. aslında hiçbirimiz memnun değiliz bu durumdan ama öyle olması gerektiğini düşünüyoruz. genç bir bayan göğüsleri hakkında konuşamaz. ayaklarım hakkında falan konuşabilirken göğüslerim hakkında neden konuşamıyorum ki. bence yüklenen anlamla ilgili bu abi. benim için hepsi fazlaca değersiz, belki ondan bu derece rahat yavşak bir tavrım var, bilemiyorum. neyse iyi biriyimdir ben de o yüzden fazla sorun edilmiyorum sanki. dün gece çok tanımadığım birine anlamsız yere öyle bir doğumgünü mesajı attım ki. hayatında, doğumgününde ilk defa mutlu olmuş, olabilmiş, işte hayatın en sevdiğim yönü. neden bunları anlatıyor olduğumu sorgulamayın bence çünkü hiçbir anlamı yok. burdan ana fikre falan da geçmeyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öylesine abi işte. her şey çok fazla, öylesine.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-388361106725268367?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/388361106725268367/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=388361106725268367&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/388361106725268367'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/388361106725268367'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/06/mesela-simdi.html' title=''/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-6618190207460366075</id><published>2011-06-14T10:45:00.001+03:00</published><updated>2011-06-14T10:52:53.786+03:00</updated><title type='text'>-bi bakar mısınız?</title><content type='html'>hayatımda hiç bu kadar sıkılmadım desem yeridir ehemehe. çok kuul bir  okulun parlak zenginliği arasından kıvırcık, mavi gözlü bir hatunu  seçerek "yea afedersin, ben burada bir on beş saniye daha geçirirsem  sanırım öleceğim, buralarda görülesi gezilesi hoş mekanlar var mı ki?" -  bu soruyu tam 1 saatte hazırlamıştım - diye sordum ve hatun bana  girişten aşağı inersem solda sıtarbaks bulabileceğimi söyledi. ben de  içimden söverek "aa öyle mi ben bi gidiyim oraya" dedim ve girişten  aşağı inip sola değil sağa saptım. bütün bir yolu elimde sigaramla  yürüdüm çünkü orada bir imaj kaygım yoktu. güneş tepedeydi. insanlar bir  garipti. dünya üzerindeki en hoş adamların kadıköyde olduğuna da yemin  edebilirdim yaklaşık iki saat önceki kadıköy tecrübemle. yürüdüm ve  sadece yürüdüm. önümde iki genç sola sapınca peşlerinden ben de gittim  şimdi sadece onları takip ediyordum nedeni bilinmez bir şekilde.  onlardan da sıkılınca yeniden caddedeydim ve kilometrelerce yürüyüşümün  ardından bir markete girip umutsuzca "uykusuz var mı aceba?" diye şirin  mi şirin bir soru yönelttim kasada duran amcaya. amca "evet var" diyerek  "harun, genç bayana uykusuz ver" şeklinde olmayan birine seslenince bir  an bulunduğum konumdan tereddüt etsem de sabredip beklemeye koyuldum ve  gizemli harun ortaya çıkarak bana uykusuz'umu verdi. parayı ödedim ve  geri yürümeye başladım. bakındım ve bakındım. önüme çıkan gençleri  yeniden takip ederek (artık erenköy sapığı olarak anılsam yeriydi)  burger king'e girdiklerini görünce içimden onları dürtüp "başka yere mi  gitsek yeaa" bile diyesim geldi. ama haddimi o kadar aşamayıp  peşlerinden girdim ve burger king'de saatlerimi harcadıktan sonra  benimnedenistanbuldaarkadaşımyok bunalımına girmeye başladım.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ehem, artık ciddi bir söylem ediniyorum (ezgi'ye neler oluyor) çünkü çünkü artık liseli bir hatun değil karşınızdaki. İstanbul'da geçen 12 saatin ardından şunu söyleyebilirim ki, gittiğiniz her semtte apayrı bir dünya ve yaşama şekli barınmakta. ayrıca, İstanbul'da, otobüste rastladığım her iki teyze ve her iki çocuktan birinin ya kusuyor ya uyuyor olması sebebiyetiyle, kusmuk kokusu ve esnemeler İstanbul dediğimde aklıma ilk gelen şeyler mertebesine yükselmiş durumda. o değil de, İstanbul'da gördüğüm insanların ya fazla güzel ya fazla çirkin oluşuna bir anlam veremedim. ayrıca, uysal ötesi kimliğimin yanında (buna gülünür), bir güvenlik görevlisi ve bir tercümanla tartışmış olmam, bu şehrin insan sınırlarını ne derece zorladığının bir kanıtı olsa gerek. o da değil de, otobüste verilen şu kekleri, içecekleri falan heyecanla bekleyen tek ben miyimdir acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pazartesi ilk tekbaşına istanbul deneyimim olacak gibi. gidilesi yerler için rehber niteliğinde bir genç arıyorum. vaat edebileceğim tek şey, iki paket sigara ve geyik.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-6618190207460366075?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/6618190207460366075/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=6618190207460366075&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/6618190207460366075'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/6618190207460366075'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/06/ehem-artk-ciddi-bir-soylem-ediniyorum.html' title='-bi bakar mısınız?'/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-3889385004453001073</id><published>2011-06-12T14:10:00.002+03:00</published><updated>2011-06-12T14:10:40.043+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>şimdi seks konuşalım biraz da. diyorsun gözlerimin içine bakarak acıtan  şeyler de var bu dünyada. bilmeyişinin bilmeyişime paralelliği. eziyor  bizi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başaramayacağın bir şey biliyorum. seçtiğim kelimelerin basitliği mi  seni böylesine umursamaz kılan. gök gürlüyor bense benzetmelerden  hoşlanmıyorum. duruşun bana bir şey anımsatmıyor bakışın bana bir şey  anımsatmıyor. ismini unuttum ve her şeyden acı olansa sadece bu&lt;br /&gt;şimdi seks konuşalım biraz da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayat içinde bir döngüsellik yakaladığın anda&lt;br /&gt;hani nereye gitsen çevrende dönüyormuşsun hissi gibi &lt;br /&gt;hani &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üzgünüm. cümlelerimi tamamlamayacağım bugün &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diyorsun gözlerimin içine bakarak&lt;br /&gt;anlattığım her şeyin bir anlamı olması mı gerek&lt;br /&gt;çok fazla insansın diyorum sonra sadece&lt;br /&gt;&amp;nbsp;gözlerinin içine bakarak&lt;br /&gt;anlamsız geliyor &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sana kötü şiirlerden bahsedemezdim&lt;br /&gt;sana kötü insanlardan&lt;br /&gt;sana kötü hayatlardan&lt;br /&gt;sana kötü bir kahvenin bıraktığı acı tattan&lt;br /&gt;varlığına inanmadığın hayatlardan &lt;br /&gt;ve &lt;br /&gt;sadece senmişsin gibi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seni sevdiğim biri sanmalarından&lt;br /&gt;&amp;nbsp;acı olacak işte ben en çok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cümlelerimi tamamlamayacağım bugün.&lt;br /&gt;bok gibi yazacağım ve kimse tarafından anlaşılmayacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben yazacağım ve ben öldüğümde de hiçbirinin bir değeri olmayacak&lt;br /&gt;bok gibi yazacağım bugün ve iyi bir şair olacağım&lt;br /&gt;belgeseller izleyeceğim yabancı şarkılar dinleyeceğim&lt;br /&gt;anlam veremeyeceğim ama çok anlıyor gibi hissedeceğim&lt;br /&gt;gözlerinin içine bakacağım ve sevdiğim insanlardan olmayacağını her zaman için&lt;br /&gt;bileceğim&lt;br /&gt;bileceğim başaramayacağın bir şeyi&lt;br /&gt;ben gideceğim bir gün &lt;br /&gt;bir dün gideceğim ben&lt;br /&gt;selim ileri olacağım&lt;br /&gt;bayan ölüm olacağım&lt;br /&gt;beni okumayacak beni tanımayacak beni sevmeyecek&lt;br /&gt;onlarcasından birinin arasında her zaman için&lt;br /&gt;yer alacağım&lt;br /&gt;yer alacağım başaramayacağım şeylerde&lt;br /&gt;ben gideceğim bir gün&lt;br /&gt;bir dün gideceğim ben&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biraz da seks konuşalım&lt;br /&gt;diyordun ya gözlerimin içine bakarak&lt;br /&gt;'sana inanamam'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sana inanamam ezgi&lt;br /&gt;ezgi diyorsun adımı unutmuştun &lt;br /&gt;çok önceleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaratsam seni&lt;br /&gt;acılarından yaratsam&lt;br /&gt;bilsem ki annen ölmeyecek bugün&lt;br /&gt;bugün baban sevecek seni&lt;br /&gt;bugün acımayacak canın &lt;br /&gt;bugün yağmur yağacak&lt;br /&gt;tam da sevdiğin gibi&lt;br /&gt;sevecek bütün bir dünya seni&lt;br /&gt;bugün bitmeyecek sigaran&lt;br /&gt;bugün ölmeyeceksin b.t.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaratabilsem seni&lt;br /&gt;acılarından, aralarından çıkarabilsem seni&lt;br /&gt;delik deşik edilmiş vücudunun son kalan et yerlerini&lt;br /&gt;dikebilsem birbirine yamarmış gibi seni soysuz mutluluklarıyla &lt;br /&gt;insanlarımın&lt;br /&gt;olabilsen şimdi sen bir &lt;br /&gt;gülebilse güzel gözlerinin içi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;b.t, annen ölmedi&lt;br /&gt;'sana inanamam ezgi'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi seks konuşamam. biraz da&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;b.t, ölme bugün&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-3889385004453001073?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/3889385004453001073/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=3889385004453001073&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/3889385004453001073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/3889385004453001073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/06/simdi-seks-konusalm-biraz-da.html' title=''/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-2413655562382927364</id><published>2011-06-12T13:45:00.000+03:00</published><updated>2011-06-12T13:45:49.654+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;i&gt;b.t.'ye&lt;/i&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevmem o şarkıyı.&lt;br /&gt;neden yazdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bana çok uzak şeyler var&lt;br /&gt;bu dünyada.&lt;br /&gt;sanırım herkese çok uzak şeyler&lt;br /&gt;var.&lt;br /&gt;küçükken bir roman okumuştum.&lt;br /&gt;yahudiler vardı.&lt;br /&gt;bir ev hayal etmiştim,&lt;br /&gt;gerçek olmayışı çok acı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;69.&lt;br /&gt;bir pozisyon bu&lt;br /&gt;hayatın akışına etki eden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beynimden geçen her düşünce&lt;br /&gt;yi yazasım var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;odamdaki edebiyat dergileri.&lt;br /&gt;odamdaki finlandiya.&lt;br /&gt;sosyal kapitalizmin karşısında&lt;br /&gt;-duran bir komünizm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama biz&lt;br /&gt;kimdik.&lt;br /&gt;ama içimde&lt;br /&gt;bi sancı.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;anlamlandırsam dünyaları&lt;br /&gt;sığdıramayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;istanbul -bana uzak.&lt;br /&gt;hayat&lt;br /&gt;hiç yaşayamayacağım&lt;br /&gt;bir şeymiş gibi.&lt;br /&gt;otursam ağlardım belki&lt;br /&gt;sanavebana.&lt;br /&gt;ağlanacak hallerde olduğumuzdan&lt;br /&gt;değil de.&lt;br /&gt;acıtıyor belki&lt;br /&gt;ondan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;halbuki babam beni&lt;br /&gt;seviyordu&lt;br /&gt;bugün.&lt;br /&gt;bir adam tanımıştım dedim.&lt;br /&gt;bir baba.&lt;br /&gt;kötü bir adam değil ama&lt;br /&gt;kötü bir baba.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;annesinin intihar mektubunu okuyan bir kız&lt;br /&gt;tanıyorum.&lt;br /&gt;eteği kısa.&lt;br /&gt;eve gitmek zorunda.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-2413655562382927364?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/2413655562382927364/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=2413655562382927364&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/2413655562382927364'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/2413655562382927364'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/06/b.html' title=''/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-875946310302674065</id><published>2011-05-30T22:57:00.000+03:00</published><updated>2011-05-30T22:57:19.295+03:00</updated><title type='text'>arasırabazıbazı</title><content type='html'>ilginç şeylerin yaşanabilirliği hakkında birkaç şey biliyorum. kafama takmayacağım şeylerin yanında, beynimde dolanıp duran düşüncelerin hiçbir önemi yok. güç tutkusu insanı delirtebilir, en iyi gördüğüm şeylerden biri bu da. ne alaka diyeceksiniz. ne alaka deyişinize cevap veremeyeceğim. insanlarla ilgi kurulabilecek hiçbir şeyin bir nedeni olmamalı artık sanki. kelimeler var bir tek ve pek çok şeyi anlatabiliyorlar. eksik kalışınızı fazla önemsemeyin isterdim. acıya dahil pek çok şey var bu dünyada. sanki gözleri dolduran, sanki içten bir şeylere sivri uçlarla dokunan, sanki hep bir can yakıcılığı bulunan her şey küçümsenebilirmiş gibi. fazla düşünmediğinde fazla düşüncesiz bir adam olabiliyorsun. nebileyim, insanları rahatlıkla tersleyebilir ya da küçümseyebilir ya da siklemeyebilirsin. kimse sana hedehöde demeye yanaşmıyor, aksine, seni üst bir düzeyde görüp sana yavşayabiliyor. düzeysiz yaratıklarız biz insanlar. milliyetimiz ya da dinimiz olabileceğini sanmıyorum. şimdi bana çok kişi çemkirir. fark etmez. kendi adıma konuşmak güzel. bugün yerde bir dostoyevski kitabı buldum ve bugün tanrıya inanabildim aslında. bugün bir paket camel black içtim ve sigara üzerine bütün konuşmalardan nefret ettim. bugün cenk taner dinledim ve rahatsız hissettim. bugün uykuya direndim ve bugün dünden farklı hiçbir şey yaşamadım. bugün minibüsteydim ve yanımda oturan dedenin hırkası dokundu her sarsıntıda koluma, çok hoş hissettim. bugün birileri için çok sıradanken birileri için çok farklıydım. bugün birileri için fark etmezken birileri için çok şey ifade edebildim. bugün birileri beni sevebilirken birileri benden nefret edebildi. yaşamın ilginçliğini siz de görebiliyor musunuz? aynı sıraya dizilmiş ve yanlara bakamaksızın önümüzle ilgiliyiz. aynı bokları yerken aynı mutlulukları tadıyor ama her seferinde bambaşka tepkiler veriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;insan olmaktan hoşnut olmayanınızla tanışmak isterim gençler. bunu sahiden de isterim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-875946310302674065?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/875946310302674065/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=875946310302674065&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/875946310302674065'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/875946310302674065'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/05/arasrabazbaz.html' title='arasırabazıbazı'/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-568441557066292136</id><published>2011-05-27T23:40:00.000+03:00</published><updated>2011-05-27T23:40:13.349+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>bugün bir sigara yaktım ve namaz kılan bir adamı izlemeye başladım. inanabildiği için ona duyduğum hayranlıktan söz ederken, yanımdaki kişilerin şaşkın bakışlarıyla karşılaştım ve bir açıklama yapmadan yürüdüm gittim sadece&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün bir çay bahçesine oturdum ve kekik adlı bir içeceğe garson kişinin ısrarlı tavsiyesi sebebiyle 50 kr bayıldım ve sırf garson kişi kırılmasın diye hepsini bitirmek durumunda kaldım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün nokta kullanmaktan hoşlanmıyorum, cümlelerim hiç bitmeyecek sonsuzluklar gibi (bu edebiyat olmadı buraya)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün zamanı yavaşlatan bir gün sanki&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de, bugün iyi şeyler yapan oldu mu, onu merak ediyorum, mesela güzel bacaklı bir kadını tanımak gibi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yoksa hepimiz mi kötü insanlarız&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-568441557066292136?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/568441557066292136/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=568441557066292136&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/568441557066292136'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/568441557066292136'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/05/bugun-bir-sigara-yaktm-ve-namaz-klan.html' title=''/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-1356343884832835591</id><published>2011-05-27T23:28:00.000+03:00</published><updated>2011-05-27T23:28:57.063+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>lan, kendimi ifşa ettim resmen. (sanırım galiba belki de) facebook'tan nefret ediyorum. (klişe klişe hiç yakışmıyor sana bunlar) ama insan yüzü görmemin tek yolu bu ara. (bu bi bahane miydi ki) o sebepleydi bu paylaşım. (tabi tabi) yoksa biraz götü kalkık bir moddayım bu konularda. (kıvırıyor olmalı) benöyleşeyleryapmam tavrı.(yerler böylesini) nebileyim.(ağzındaki pelesenk) her şeyin bir amacı olması gerekmiyor olsa gerek. (fazla düşünme ezgi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-tamam dur haklısın&amp;nbsp;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-1356343884832835591?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/1356343884832835591/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=1356343884832835591&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/1356343884832835591'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/1356343884832835591'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/05/lan-kendimi-ifsa-ettim-resmen.html' title=''/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-8799942161501676155</id><published>2011-05-27T10:20:00.000+03:00</published><updated>2011-05-27T10:20:46.845+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>günaydın.&lt;br /&gt;bugün iyi şeyler yapın. mesela güzel bacakları olan bir kadınla tanışmak gibi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-8799942161501676155?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/8799942161501676155/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=8799942161501676155&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/8799942161501676155'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/8799942161501676155'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/05/gunaydn.html' title=''/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-4894408943714665395</id><published>2011-05-23T16:58:00.000+03:00</published><updated>2011-05-23T16:58:32.468+03:00</updated><title type='text'>ehe mehe</title><content type='html'>son yayınlamış olduklarım aylar, yıllar öncesine ait, fazla mide bulandırıcı ve karamsar etkiler taşıyorlar. umrumda olmaması çok ilginç. hiçbir şeyin. nebileyim, fazlasıyla eğlenebilir biri oldum hayat, insanlar ya da kalan bıdıhıdılarla. yirmili bir gün sonra sınava gireceğim. bir bok yapamayacağım mesela. nedense rahatım bir yandan da. fakdısistem falan deyip geçesim var her şeyden de. hayat o kadar da kolay değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bilmiyorum ki. hep bu kelimeyi kullanmak istiyorum. bilmiyorum ki. bilmiyorum. hiçbir şey hakkındaki hiçbir şeyi. mesela havalar güzel şimdi. kuşlar falan. nedense her şey rahatsız edici. ben çok huysuz bir adam oldum bazen de yaşlıca. çekilmez oldum biraz bu olanlar dertten değil. biraz küçük kaldım bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bilmiyorum abi zorlamayın işte.&lt;br /&gt;mental anlamda sıçmış durumdayız. yoksa gerisi dert değil.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-4894408943714665395?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/4894408943714665395/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=4894408943714665395&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/4894408943714665395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/4894408943714665395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/05/ehe-mehe.html' title='ehe mehe'/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-5535693533704306025</id><published>2011-05-18T12:35:00.001+03:00</published><updated>2011-05-23T16:35:14.469+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-size: small;"&gt;ölgün bir ışık kaplıyordu dört bir yanı. nedense  dokunabiliyordum. imkansızdı. imkansızdım. yine de inanıyordum buna.  yere oturdum. bacaklarımı alarak altıma. kulaklıklarımı taktım ve chopin  açtım. gözlerimi kapayarak kendimi akışa bıraktım ve başım dönüyordu.  saçlarım uçuşmaya, bedenim parçalanmaya başladı. hücrelerime ve  hissettiklerime bölündüm.&amp;nbsp;çeşitli&amp;nbsp;matematiksel işlemden&amp;nbsp;ve  acımasızlıktan sonra, artık daha "kendi" olabilmiş ölgün bir ışıktan  ibarettim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;-Gabriel!&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;-yaşıyorum.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;sorun yoktu. herkes kadar sıradan bir hayat.  herkesinki&amp;nbsp;kadar sıradan elbiseler, ayaklarımla yürüyor, ağzımla  konuşuyor ve şansım yaver giderse birkaç hatunla sevişebiliyordum da.  yine de mutsuzdum. çünkü herkes kadar sıradan bir hayattı benimki.  yeteneğim yoktu. işin doğrusu bir boka yaramıyordum. hayatım boyunca  elle tutulabilir bir başarım olmamıştı. kimsenin takdirini  kazanamamıştım.&amp;nbsp;umrumda&amp;nbsp;da değildi gerçi. yine de bir şeyleri  başarabiliyor olma hissi fena bir şey gibi görünmüyordu dışarıdan.  insanlar sizi seviyor ve önemsiyorlardı. kimsenin siklemediği bir yaşama  şeklinden çok daha asildi bu. yine de sorun yoktu. bir şekilde  yaşanabiliyordu (-ve dört bir yanı kaplayan bu ölgün ışıktan  kurturabilirse eğer, Gabriel, bir gün belki de sahiden yaşayabilirdi.)&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;2:37 dakika süren bu cinayet, beni benden alıyor ve  hislerimi damarlarıma gömüyordu. zor kullanıyorlardı. kurallarına uymak  zorundaydınız. aç kalabilirdiniz. sevgisiz, solgun. yapayalnız. bunları  önemsemiyordu Gabriel. sadece bir yaşamı olsun istiyordu. "benim  hayatım" diyebileceği bir hayat istiyordu. sadece. parmaklarıyla havada  geniş daireler çizdi. zarif bir şekilde kullanırdı ellerini. ressamdı.  berbat bir ressamdı. yine de herkes kadar insandı ve bununla çoğunlukla  gurur duyardı.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;bazen.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-5535693533704306025?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/5535693533704306025/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=5535693533704306025&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/5535693533704306025'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/5535693533704306025'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/05/olgun-bir-sk-kaplyordu-dort-bir-yan.html' title=''/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-415366744939137257</id><published>2011-05-13T23:12:00.001+03:00</published><updated>2011-05-13T23:12:22.686+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>-öldüğünü sandığın birinin yaşıyor olduğunu görmek (hiç tanımadığın birinin hayatta ilk yas tutanı olmak).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-birileri için zaman geri alınabilen bir kavram sanki. düşüncesizcebiryaşamaşekli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-biri çıkmalı ve. bilmiyorum bir şeyler yapmalı işte.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-415366744939137257?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/415366744939137257/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=415366744939137257&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/415366744939137257'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/415366744939137257'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/05/oldugunu-sandgn-birinin-yasyor-oldugunu.html' title=''/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3896798552139902254.post-4808931115899316687</id><published>2011-05-12T21:03:00.000+03:00</published><updated>2011-05-13T23:36:49.604+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;b&gt;size  armağan edilen, çok sevip aldığınız, değer yüklediğiniz ya da birini  hatırlatan peluş, maskot, oyuncak var mı? varsa hikayesini anlatıp mim  olarak yazabilir misiniz? herhangi bir eşya da olabilir.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;Helvetica&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;minicik bir fil var. bana, çok sevdiğim ve hayatımdaki en farklı, belki de bukowski okuyup da gerçekten ne anlatmaya çalıştığını anladığını gördüğüm tek hatun tarafından verilmişti bir gün. o file her baktığımda iyi hissederim kendimi. belki tam olarak iyi denemez. sadece yalnız olmadığım hissini uyandırır en içerimde bir yerlerde. binlerce anısının, saklanmış, çok geçmişte bir zamana ait bütün o ıvırın zıvırın arasından çıkarıp da bana vermişti bunu bir gün. rakıyı sek içmiştik. gecenin bir körü yandaki deli hatunu izleyerek sigara içmiştik. sadece okumuştuk o gün birbirimize. birbirimiz hakkındaki her şeyi es geçmiştik. ruhuma bir reçete gibi. o fil içinde çok şey barındırıyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;Helvetica&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;sevgili &lt;b&gt;&lt;a href="http://bloke-oldum.blogspot.com/"&gt;karanfil&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; mimlemiş beni. sevdiğim bir adam bu. anlamam mim'den falan da, öyle de bir şeyler işte. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;Helvetica&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3896798552139902254-4808931115899316687?l=egoodrama.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://egoodrama.blogspot.com/feeds/4808931115899316687/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3896798552139902254&amp;postID=4808931115899316687&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/4808931115899316687'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3896798552139902254/posts/default/4808931115899316687'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://egoodrama.blogspot.com/2011/05/size-armagan-edilen-cok-sevip-aldgnz.html' title=''/><author><name>Jude</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00628945348010864898</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_n55N102uOnI/S4QtXNkG5LI/AAAAAAAAALs/NFy60qE_Sew/S220/dancer_in_the_dark_by_popieriniai.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
